Merhaba sevgili dostlar ve K-Drama severler. Bugün, dizimizin 7. bölüm yorumuyla çıkıyorum karşınıza.

Geçen bölüm Beak Hee Seong yoğun bakımda bir ara sayıklayıp Do Hyun Su olduğunu söylemişti de Cha Ji-Won, tabiri caizse ne yapacağını bilememişti. Çok sevdiği kocasının olası suçlu olmasına mı yanaydı yoksa bunca yıl kandırılmış olmasına mı? Do Hyun Su ile ilgili kanıtlar bulmaya çalışır. Ama işin güzel tarafı Cha Ji-Won’un, söylentilere değil de gördüklerine inanmayı seçmesi. Gelin şimdi hep beraber yeni bölümü yorumlayalım.

Hiçbir şey olmamış gibi normal hayatlarına devam etmeye çalışan çiftimiz, günlük rutinlerine geri dönerler. Ama araya giren şüphe ve güvensizlik onları rol yapmakta zorlasa da şimdilik üstesinden gelirler. Aslında Do Hyun Su durumdan memnundur. Çünkü o Cha Ji-Won’un hiçbir şey bilmediğini sanıyor. Cha Ji-Won ise şimdilik hiçbir şey bilmiyor gibi davranmaya karar vermiş durumda. Öte yandan ise daha fazla kanıta ve Do Hyun Su’yu daha fazla gözlemlemeye ihtiyacı var. En azından, 14 yıllık kandırılmışlığı affedebilmesi için geçerli bir nedene ihtiyacı var.

Do Hyun Su ne kadar çabalarsa çabalasın, hakkındaki ön yargıyı kırması neredeyse imkânsız görünmekte. Baba Beak, şoförü öldürmediği için Do Hyun Su’ya güvenmediğini açıkça söyler ve işler sarpa sararsa ailesini bırakıp izini kaybettirmesini emreder. Hiç beklemediği bir emrivakiye maruz kalması Do Hyun Su’nun tüm psikolojisini bozsa da şimdilik durumu kabullenmeyi seçer, Böyle bir şey Do Hyun Su’nun tüm güzel yanlarını söküp atması demektir. Her ne kadar geçmişe ve geçmişteki kişilere karşı kin ve nefret duysa da şimdiki hayatında sevdiği yegâne varlıklar karısı ve kızıdır. Kendisinden istenen ise, bir zan üzere gelişen olaylar neticesinde tüm sevdiklerinden vazgeçmesi.

Cha Ji-Won polis olmanın verdiği avantajla, Do Hyun Su ile ilgili eski dosyalara ulaşıp, terapi esnasında çekilmiş videoları izler. Videolarda, bize gösterilen kısımda elle tutulur bir gelişme olmasa da ufak ufak Do Hyun Su’nun çocukluğuyla ilgili ipuçları verilmeye başlandı. Do Hyun Su çocukluğunda neye maruz kaldıysa bir şeylere çok öfkeli. Geçmişe dair olayların çözümlemesi konusunda çok ağır ilerleme kaydediliyor. Şimdilik Do Hyun Su’nun annesini çocuk yaşta kaybettiğini ve çok değer verdiği bir kasetçalarının olduğunu biliyoruz. Bir de “Kim” isimli birini, iğrenç ve kaba biri olduğu için öldürmek istediğini fakat öldüremeyeceğini söyler çünkü bir cesetten kurtulmak çok zordur. “Kim” diye adını andığı kim olabilir ve ne kadar aşağılık birisidir? Do Hea Soo’nun hayatını ne kadar berbat ettiğini ayrıca merak ediyorum. Anlatılanlara göre Do Hyun Su, kaseti dinlemeye başladığında başka biri haline dönüşüp başka alemlere dalıyor.

Cha Ji-Won Beak Hee Seong’a, Do Hyun Su hakkında (yani kendisi) araştırma yapacağını kendisinin de yanında gelmesini ister. Do Hyun Su hiç istemese de şüphelendirmemek için, mecbur kabul eder. Cha Ji-Won’un amacı ise Do Hyun Su’yu olayların yaşandığı yerlere götürüp, geçmiş hakkında ilk ağızdan itiraf almaktır. Çünkü affedebilmesi için geçerli bir sebebe ihtiyacı vardır. Her ne olursa olsun, şimdilik Do Hyun Su’nun suçlu olabileceğine hâlâ inanmamaktadır ya da sevgisinden dolayı inanmak istememektedir. Sonuç ne olursa olsun olayların aydınlatılması, gerçeklerin açığa çıkması şarttır çünkü şüpheyle bir ömür birliktelik devam ettirilemez.

Cha Ji-Won Do Hyun Su’nun evine geldiğinde ise her dakika Do Hyun Su’yu gözlemler. Henüz gençlik çağında yaptığı işlere baktırırken, babasının kurbanları sakladığı bodruma götürürken. Öncesi ve o saatler Do Hyun Su için tam bir işkence haline dönüşür. Bir yandan geçmişin hatıralarıyla yüzleşmek ve o günlerin acısını tüm hücrelerinde hissetmek, öte yandan gerçek kimliğinin ortaya çıkmaması için Beak Hee Seong olarak davranmaya çalışmak. Baskı o kadar ağır gelir ki atak geçirip nefessiz kalmasına kadar varır. Burada Cha Ji-Won’un gerçekten de çok vicdanzısca davrandığını düşünüyorum. O da vicdansızlık ettiğini düşündü ama hemen sonra, kendini rahatlatmak için on dört yıl yalan söylediği bahanesine sığındı. Halbuki Do Hyun Su ile karşılaştığı zamanlarda Do Hyun Su, hayatını Beak Hee Seong sürdürmek üzere bir anlaşma yapmıştı ve o saatten sonra verdiği sözden ve planlanan hayattan vazgeçemezdi. Do Hyun Su aslında yalan söylememişti. Kurulu bir düzenin içine gelen Cha Ji-Won’u, kendisine iyi geldiği için sadece kabul etmişti ve ona sevgi dolu mükemmel bir hayat bile sunmuştu yıllar yılı.

Gelelim Do Hyun Su’yu hedef tahtasına oturtan esas kişiye, muhabir Kim Moo-Jin’e. Büyük ısrarı sonucu ulaştığı ses kaydı büyük ses getirir. Bunun verdiği sarhoşlukla coşar ve seri katil Do Min Seok’un suç ortağı olarak oğlu Do Hyun Su’yu ima eder. Haberi gören abla Do Hea Soo, kardeşini korumak için olaya dahil olur.

Buradan da anlaşılıyor ki muhabir Do Hyun Su’nun suçsuzluğuna tam ikna olmamış. Anladığım kadarıyla ilk aşkını, Do Hea Soo’yu hâlâ unutamamış. Bir de terk etmenin pişmanlığı var tabii ki. O gün ne yaşadılarsa, bodrumda gördüklerini kimseye anlatmamasını isteyen Do Hea Soo olduğu halde yine de olaylardan, onun masum olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Do Hea Soo ise kardeşini korumak için, ustayı öldüren kişinin kendisi olduğunu itiraf ediyor. Hatırlama anlarında kanlı bahçe makasını tutan el bir kadın eli. Bu kanıta göre katil Do Hea Soo gibi görünüyor. Muhabir suyu yine bulandırmış oldu. Bakalım yaptığı hatanın geri dönüşü nasıl olacak. Muhabirin yaptıklarından dolayı, ses kaydını veren kadının zarar göreceğini düşünüyorum.

Do Hea Soo olay yerinde kötü olunca Cha Ji-Won amacına ulaşamadan geri dönmek zorunda kalırlar. Do Hea Soo’nun ise aklında tek bir şey vardır. Babasının yardımcısı, ikinci kişi kim olabilir. Anlaşılan, kendisi birçok şeyin uzağında bırakılmış, bu yüzden de şimdilik aklına kimse gelmiyor. Tek delili ses kaydında duyulan tık, tık sesleri. İlk etapta sesin hangi nesneye ya da metale ait olduğunu bulamadı ama ilerleyen bölümlerde muhakkak bulacaktır. Ses kaydı demişken Do Hea Soo’nun dinlediği kasetteki sesin daha doğrusu mırıldanmaların kime ait olduğu da ayrı bir merak konusu. Naçizane küçük bir tahminde bulunmak istiyorum. Zannımca o mırıldanmalar annesine aitti. O yüzden o kayıt o kadar değerliydi.

Do Hea Soo ne yapması gerektiğini düşünürken ani bir kararla gecenin bir yarısı muhabire gider ve şantaj malzemesi olarak tuttuğu kaseti geri verir. Amacı onu gereğinden fazla zora sokmamaktır. Muhabirden tek istediği ablasına ulaşmak ve bir an önce, katil olan ikinci kişiyi bulmak. Fakat burada zeki, cesur ve azimli polisimiz Cha Ji-Won hileye başvurmuş ve hediye ettiği saate takip cihazı ce ses kaydı taktırmıştır. İzlerken, ilk verdiğinde bir şeyler olduğunu anlamalıydım. Doğrusu gözden kaçırdığıma üzüldüm. Artık Do Hea Soo’yu adım adım takip edebilecektir. Tabii Do Hea Soo tez zamanda durumun farkına varmadığı sürece…

Sürprizlerle dolu dizimiz, yeni bölümüyle bakalım bizlere nasıl sürprizler hazırlıyor? Bir bölümün daha sonuna geldik dostlar. Sürçülisan ettiysek affola.  Yeni bölümde, yeni yorumlarda görüşmek dileğiyle kalın sağlıcakla…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz