‘Doğduğumuzdan beri bize hayatın bir yarış olduğu söylendi. Hızlı koşmazsan ezilirsin. Hatta dünyaya gelirken bile 300 milyon sperm arasında bir yarış vardı.’

Rajkumar Hirani’nin efsaneleşen filmi 3 idiots’u belki de hepimiz bu repliğiyle hatırlayıp hafızalarımıza kazımışızdır. Eğitim sistemine getirdiği eleştirilerle pek çok ülkede milyonlarca kitle tarafından ilgiyle izlenen bu film, son yıllarda ülke sinemasına farklı bir boyut getirme konusunda öncülük ediyor. İşte bu noktada, Hindistan’ın en büyük sorunlarından biri olan eğitimde eşitsizliği gözler önüne seren başarılı yapımlardan birisi de Hindi Medium.

Ailenizde okula yeni başlayacak bir birey varsa mutlaka hangi okula gideceği konusunda bir tartışmaya şahit olmuşsunuzdur veya bir ebeveynseniz girdiğiniz çeşitli araştırmalar sonucu aklınızda kalan soru işaretleri mutlaka olmuştur. İşte film de bir ebeveynin bu bağlamda maceralarını anlatan; biraz duygulandıran, biraz güldüren ama güldürürken de düşündürmeyi amaçlayan bir aile komedisi.

Film, orta sınıfa mensup olmasına rağmen çalışarak kendi dükkânını açan Raj ve onun Batı özentisi, modernist eşi Mita’nın; minik kızları Pia’yı okula yazdırma telaşıyla başlıyor. Hindistan’ın en iyi okuluna kızlarını yazdırmak için her türlü yolu göze alan çiftin bu amaç doğrultusunda yaptığı fedakârlıklar, filmde genişçe yer buluyor. Bir yandan yeni bir düzene alışmaya çalışan aile, bir yandan da kızları için kendilerini akıl almaz bir yarış içinde buluveriyor. Kazanmak için her yolun mübah olduğunu düşünüp kızları her zaman en iyi olsun diye büyük uğraş veren aile, bazı illegal yollara başvurunca ise olaylar bir hayli karışıyor.

Hindi Medium konusu itibariyle iki mesajı topluma dayatmak üzerine kurulu diyebiliriz. Birincisi, kast sisteminin etkisiyle bir toplumun kendine gittikçe yabancılaşması. İkincisi ise özellikle zengin ailelerin, çocuklarını çeşitli yollarla iyi okullara sokmaya çalışması ve bu anlamda yaşattıkları hak ihlali…

Kendi ülkenizde anadilinizin hor görüldüğü bir eğitim sistemi düşünün. Bir yanda kitaba, deftere, tuvaletten akacak bir damla suya muhtaç çocukların gittiği harabe okullar… Diğer yanda ise Batılı tarzda tasarlanmış, her türlü sosyal etkinliğin boy gösterdiği ihtişamlı kolejler…

İşte bu ayrımın temel sebebi olan kast sistemi, gelişmeye ve modernleşmeye çalışan Hindistan’ın bugün hala kanayan yarası. Bu sistemin etkisini azaltmaya çalışan aileler ise çocuklarını en iyi okullara yollayıp onların en iyi olması için çeşitli yollara başvuruyorlar. Tabi bu iyi okulların her sene belirli şartları sağlayan fakir öğrenciler için de küçük bir kontenjanı mevcut. Ama bu kontenjanlar zaman zaman illegal yollarla zengin aileler tarafından sabote edilebiliyor. Ülke, yasal olarak suç saydığı bu olayın cezasını hapis cezası olarak belirlese de her yıl bu olaylar yaşanmaya devam ediyor. Filmimiz de aslında bu sorunu iğneleyici bir biçimde gündeme getiriyor ve sistemi sivri bir dille eleştiriyor.

Filmin yönetmenlik koltuğunda Asoka filmiyle ün yapan Saket Chaundhary oturmakta. Başrollerinde ise Pakistanlı oyuncu Saba Qamar ve Slumdog Milyoner, Pi’nin Yaşamı gibi filmleriyle hafızalarımıza kazınan başarılı oyuncu Irrfan Khan yer alıyor.

Film genel itibariyle danstan arınmış sade bir Hint filmi imajı çiziyor. Birkaç şarkının yanı sıra filmin sonunda ünlü Hintli şarkıcı Guru Randhawa’nın güzel şarkısı Suit yer buluyor. Ayrıca film 2018 yılında Hindistan’da ‘En İyi Film’ ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu’ kategorilerinde 5 farklı ödülün de sahibi.

Filmi izleyip beğenenler için de küçük bir sürpriz: Filmin ikincisi ANGREZI MEDUIM adıyla 2020 yılında sinemalarda yerini alacak !! Ve Irfaan Khan’a bu sefer 3 idiots’un namı değer Pia’sı Bollywood’un gözde oyuncusu Kareena Kapoor Khan eşlik edecek. (Türkiye’de aynı tarihlerde ekranlarda görmek dileğiyle…)

Imdb’den 7,8 gibi iyi bir puan alan filmi okulların açılmasına sayılı günler kala bütün ailelerin şiddetle izlemesini tavsiye ediyorum. İyi seyirler…

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz