Aşk nedir? Aşk her şeyi affeder mi? Aşk gerçekten tesadüfleri sever mi?

Yolları doğdukları günden sonlarına kadar kesişen iki Ankaralı gencin hikayesini, tesadüflerden ortaya çıkan aşklarını ele alacağız bu filmimizde. Keyifli okumalar:)

Sene 1977. Özgür ve Deniz’in yolu ilk defa karşılaşıyor. Ebeveynlerinin yaptığı kaza sonucu aynı gün doğuyorlar ve bu kaza tesadüflerin başlangıcı oluyor. Çocukluk yılları, ergenlik, gençlik yılları.. İlk aşkları, ilk rezillikleri.. Her tesadüfleri hayatlarını değiştiren noktalardan oluşmaya başlıyor. Kendi hayatları, ailelerinin hayatları değişmeye başlıyor. Ve gelen en güzel tesadüf geliyor. Birbirlerinin aslında hep devamı olan hikayelerinin kesiştiği yer.

Konudan kısaca ve spoiler vermeden bahsetmeye çalıştım. Şimdi gelelim benim yorumuma.

Her izlediğimde beni ağlatan, kalbimde her zaman yere sahip olan ve gerçekten beni düşünmeye iten bir film olduğunu söyleyebilirim. En çok empati yaptığım film olarak da ilkler listemde. Filmi izledikten sonra tekrar tekrar izlemeyi planlıyorsanız sizin için bir tavsiye! İkinci defa izlediğinizde Özgür olarak izleyin, üçüncüsünde Deniz, dördüncüsünde fotoğraf makinesi.. Her izlediğinizde bir karakter olun. Tam olarak ifade edemesem de bu kendini iyi hissettiriyor. Filmi daha iyi algılamayı, herkesin gözünden bakabilmeyi sağlıyor. Belçim ve Mehmet. Belçim Bilgin’in duru güzelliği, Mehmet Günsür’ün tatlı karizmatikliği birleşince ortaya harika bir uyum çıkmış. Hal ve hareketleri, oyunculukları beni gerçekten etkilemişti. Bu etkiyi sadece Belçim Bilgin ve Mehmet Günsür’ün verdiğini söyleyemem. Diğer rollerde gördüğümüz Altan Erkekli, Şebnem Sönmez, Ayda Aksel ve daha niceleri.

Sona gelelim yavaş yavaş. Ağlamak istiyorsanız kesinlikle izlemeniz gereken filmler arasında olduğunu söyleyebilirim. İçinize umut veren, en ufak bir tesadüfe bile sıkıca tutunmanızı sağlayan bir film. Keyifli seyirler:)

Kamera arkalarından birkaç fotoğraf;

 

 

@azzurrocece

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz