Fatma Tezcan: “Her farklı karakterin beni ileriye taşıyacağını ve dönüştüreceğine inanıyorum.”
• Merhaba! Seni yakından tanımayı çok isteriz. Bize dışarıdan herkesin göremediği Fatma’yı anlatır mısın biraz? 🙂
Merhaba 🙂 Beni tanıyanlar genelde iyimser ve pozitif olduğumu söyler. Bu doğru ama kendiliğinden değil, içsel yolculuğum ve çokça çabamın sonucu. Benim için dünyaya iyi bakmak, gerçeği yok saymadan olayların güzel tarafını görebilmeyi başarmak, bir seçim. Her gün kendim, yolum, hayallerim için kendime hatırlattığım bir tutum. Hayalperestim, evet ama iç dünyamda gerçekçiyim aslında.
Hayalperestliğimi besleyen şey disiplinim, çalışkanlığım ve kendime verdiğim sözlere sadık kalabilmem. Kendimle barışığım. Bu da iniş çıkışlarla birlikte kendimi sevmeyi öğrenmek demek. Hem kırılganlığı hem de gücü taşıyarak elimden gelen en iyi şekilde dengeyi bulmaya çalışıyorum.
•İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim almışsın. Edebiyat geçmişin kendi hikayeniyaratma fikri oluşturuyor mu sende? İleride bir oyun ya da senaryo yazmayı ister misin?
Kesinlikle, üzerinde çalıştığım projeler var. Yazmak hep hevesle başladığım bir şeydi ama zamanla hayatımın doğal bir parçasına, rutinime dönüştü. Bundan çok besleniyorum. Bir süredir de senaryo ve hikaye üzerine çalışıyorum. Bu beni çok heyecanlandırıyor. Umarım kafamdakileri hayata geçirebilirim ve hep birlikte izleriz.
•Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde eğitim aldın. Orada öğrendiğin en değerli şey neydi? Bugün hala sahneye çıkmadan önce aklına gelen bir ders ya da tavsiye var mı?
Orada farklı eğitmenlerden, farklı bakış açılarıyla güzel şeyler öğrendim. En çok da esnek olmayı. Çünkü her hikaye ve her karakter bambaşka bir şey istiyor. Bugün de önüme yeni bir karakter geldiğinde onun gerekliliğine göre esnek davranmaya çalışıyorum. Katı kalıplarım yok.

•Çok Güzel Hareketler Bunlar’a nasıl dahil oldun? Sürecinden bahseder misin? 🙂
Çok Güzel Hareketler Bunlar’a dahil olmam bir seçme süreciyle başladı. Yılmaz Erdoğan çıraklarını arıyordu, ben de başvurdum. Audition’a çağrıldım, iyi geçti. Ardından birkaç elemeden daha geçtik, finalde ekipte kaldım. Aslında başvurmamda Sadri Alışık Kültür Merkezi’ndeki müzikaldeki arkadaşlarımın yönlendirmesi etkili olmuştu. Böyle şeylerin zincir gibi birbirini beslemesi çok hoşuma gidiyor.
• Çok Güzel Hareketler Bunlar sürecinde seni çok etkileyen, unutamadığın bir sahne ya da skeç var mı? Biraz bahseder misin?
Son Vaziyetim skecini ekip arkadaşlarımla hem yazarken, hem prova sürecinde oynarken çok etkilenmiştim. Maalesef hayatın acı gerçekleri ve hepimiz için hassas bir konuydu. Mizah yapılan bir programda toplumsal bir gerçeği anlatabiliyor olmak çok anlamlı. Ekip arkadaşlarımın yazdığı dramatik yoğunluğu olan çok güzel skeçler var. Birini söylesem diğerine haksızlık olur. En çok, kalbime dokunan hem ağlatan hem güldüren skeçleri unutamıyorum.
• Çok Güzel Hareketler Bunlar’da senin rutinin nasıl? Role nasıl hazırlanırsın? Prova sürecini merak ediyorum. 🙂
Orası özelinde şunu net bir şekilde şöyle yapardım diyebilmek çok zor. Açıkçası net bir rutinim yoktu 🙂 O haftanın yoğunluğuna, skeçlerin dinamiğine göre sürekli değişiyordu. Ekip hem yazıp hem oynadığı için revize süreçleri de işin içine giriyor. Bazen sahneye çıkmamıza çok az kala değişiklikler yapmamız gerekiyordu, bazen biz de bazı anları seyirci ile birlikte deneyimliyorduk. İşin güzelliği de burada bence. Her hafta yeni bir serüvendi.
• Sahnede hata yaptığın bir an oldu mu? O anda ne yaptın, nasıl toparlandın?
Çok 🙂 Bence insan her zaman böyle bir özgürlük hissedebilmeli, o zaman hata değil bir deneyim oluyor. Devam ettim, nasıl toparlayabileceğimden ziyade kabul edip devam etmeye çalıştım sanırım.
Eğer tek başına olduğum bir sahne değilse, yanındaki oyuncu da insana öyle anlarda güven verebiliyor. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Ekip olmak bence böyle bir şey.
•Kendini görmek istediğin başka bir rol ya da tür var mı? Örneğin tarihi bir rol sende nasıl dururdu? 🙂
İzlediğim ya da okuduğum birçok hikayeden ilham alıyorum. “Ah! Böyle bir şey oynamak nasıl olur?” diyerek iştahla izlediğim çok proje oldu. Net olarak tek bir rol söylemek zor, aklımdan bir sürü karakter geçiriyor. Dramatik yoğunluğu olan hikayeler kalbime daha çok dokunuyor. Komediyi de seviyorum, gerçek komik olan içinde dram barındırıyor zaten. Bence hayatın gerçeği buhatta. Ama kendimi dramatik rollere daha çok yakıştırıyorum sanırım.
Tarihi bir rol oynamayı çok isterim, nasıl dururdu seyircinin takdiri ama içimden bir his aidiyet hissederim diyor.

• Oyunculuk dışında yaptığın projeler, örneğin toplumsal projeler veya sosyal sorumluluk işleri var mı?
Evet, elimden geldiğince sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya çalışıyorum. Hepimizi acıya boğan deprem sürecinde Hatay’a gitmiştim. Orada çocuklarla etkinlikler yaptık ve bana hediye ettikleri çalışmaları hala evimde durur, çok kıymetli benim için.
Dünya Engelliler Birliği ile birlikte uluslararası kongrelerde farkındalık oluşturmak adına görev aldım. Bunun dışında çeşitli sosyal topluluklarla hayvanlara mama desteği, çocuklara kıyafet desteği gibi faaliyetlere de katkı vermeye çalışıyorum. Çocuklar ve hayvanlar için toplum olarak farkındalık oluşturmanın çok değerli olduğuna inanıyorum. Bu alanlarda daha fazla sorumluluk almayı, elimden ne gelirse yapabilmeyi çok isterim.
• Organize İşler Sazan Sarmalı filminde rol aldın. O projeye nasıl dahil oldun, senin için nasıl bir deneyimdi?
Çok Güzel Hareketler için seçmeye girmemle eş zamanlı oldu. Filmin çekimlerinin yeni başlayacağı süreçte ekibe dahil oldum. İlk kamera deneyimimdi. Çok heyecanlanmıştım. Elim ayağıma dolaşmıştı. Yılmaz Erdoğan’ın seti olması ve oynadığım sahnedeki arkadaşlarımın beni rahatlatması ekstra şanslı hissettirmişti.
• Eğer tekrar bir sinema filminde oynayacak olsan, hangi türde veya nasıl bir karakteri denemek isterdin?
Dönem filminde gerçek tarihi bir karakterin hikayesini canlandırmayı çok isterim. Aksiyon gerektiren, fiziksel performansın da işin içine girdiği projeler beni ayrıca heyecanlandırıyor. Asker, savaşçı kadın gibi roller ilgimi çekiyor. Ama aslında gelen her farklı karakterin beni ileriye taşıyacağını ve dönüştüreceğine inanıyorum.
• İlham aldığın oyuncular var mı? “Bir gün mutlaka aynı sahnede yer almak isterim” dediğin isim kim olurdu?
İlham aldığım çok fazla oyuncu var. Onlarla aynı sahnede olup ışıklarından faydalanabilmek büyük bir şans. Umarım gerçekleşir. Haluk Bilginer ve Aras Bulut’la oynamayı çok istiyorum. Ama böyle söyleyince de adı geçmeyen isimler için de suçluluk duyuyorum açıkçası.
Yabancı bir isim söyleyecek olursam da Meryl Streep’e bayılıyorum. Onunla aynı projede yer alabilsem mutluluktan delirebilirim.
• Voleybol ve kürek sporları ile ilgilendiğini öğrendik. Bu alanda profesyonel bir şeyler yapmayı düşünüyor musun?
Profesyonel sporcuydum. Şu an için profesyonel bir şeyler yapmasam da spor rutinimin her zaman bir parçası. Hayatta zorladığım zamanlarda kürek yarışlarını düşünüyorum hâlâ.
Küçük yaşlardan beri profesyonel olarak spor yapmak düşünce yapımın ona göre oluşmasını sağladı. Buna minnettarım gerçekten. Beni ben yapan şeylerden biri sporcu kimliğim.
• Neler izlersin? Favori filmin ve dizini öğrenebilir miyim? 🙂
Hepsi benim bebeğim diyebilirim. İzlediğim ne olursa bir dakika gözümü ayırmak istemem, izlerken uyuyakalmam gibi kurallarım var. Her an bir emek ve kaçırılmaması gerekiyor. O dönem izlediğim neyse ona bağlanıyorum. Bu aralar GilmoreGirls izliyorum içim sıcacık oluyor. Uzun soluklu sitcomlarabayılıyorum. Friends’i açıp açıp izleyebilirim defalarca. Bittiğine çok üzülmüştüm. Fleabag de harikaydı. Çok güzel filmler var hangi birini söyleyebilirim ki çok zor bir soru bu :)Seri olan filmleri de çok seviyorum. Dönüp dönüpizleyebileceğim seriler var. En sevdiğim film Hayat Güzeldir diyebilirim. Bende başka bir yeri var.


