Gelmiş geçmiş en iyi ve gerçekçi hastane dizilerinden bir tanesi olan New Amsterdam’ı konuşacağız bugün. Sevimli kadrosuyla çok sevilen dizi neden bu kadar övgüyü hak ediyor gelin hep birlikte bakalım. Süper akıcı olması ve bölüm dinamiklerinin kusursuz kurgulanması ve sıralanması bir yana, diziyi benzerlerinden ayıran başka özel yönleri buluyor.

1) ÇEŞİTLİLİK

Dizideki karakterler yalnızca dış görünüş bakımından birbirinden farklı olacak yüzeysellikte değil. Hem ana kadro hem de yardımcı roller, ırk, inanç, cinsel yönelim, bedensel farklılıklar/sağlık durumları, siyasi görüş gibi birçok alanda çeşitli olacak şekilde ayarlanmış. Ayrıca sık sık işlenen tıbbi vakalar esnasında yer verilen hastalar ve hasta yakınlarının da etnik kökenli davranış ve gelenekleri de ele alınıyor. Her şeyden önemlisi ve tüm bunların olumlu bir anlam ifade etme sebebi ise hem her bir farklılığın “normal”, “saygıyı hak eden” şeyler olduğunun ısrarla altının çizilmesi hem de bunlara bağlı yaşanan sorunlara, gerçek hayatla ilişkilendirilebilir çözümler sunulmaya çalışılması. Anlayacağınız dizi diversityi laf olsun diye ele almamış, doğru düzgün işliyor. Ki bu da en göze çarpan yönü, benim fikrimce.

Is Freema Agyeman Leaving 'New Amsterdam'? New Episode Hints at Trouble

2) UMUT

Başrolümüz, süperkahraman edalı yılmaz yıkılmaz Max Goodwin’in yer yer Polyanna’dan hallice tavırları insana biraz gerçeklikten uzak gelse de, dizi genel anlamda bu pozitif yaklaşımı öyle iyi benimseyip anlatıyor ki şaşkınlıkla eş zamanlı olarak hayran kalıyorsunuz. Ayrıca, senaryo harika işliyor ve duyduğunuz neredeyse hiçbir şeyin ele seviye, geçiştirmek için olmadığı çok net anlıyorsunuz. Ortada çok sağlam, başarılı bir hazırlık var. Bir sürü yaratıcı fikir, insanın içini rahatlatan bakış açıları dizinin her bölümünde sizi bekliyor.

3) EMEK

Hastane kurgusu yapmak zordur, ama bu ekip için değil. Görsel detayından sözel danışmanlıklara kadar herkes işini öyle iyi yapmış ki ortaya çıkan sonuç ŞA HA NE. Bakın gerçekten abartmıyorum. İzlerken bunun bir dizi olduğunu unutup gerçekten orada, acil serviste veya o koridorlarda olduğunuzu sanmaya başlıyorsunuz. Eğreti duran, ben sahteyim kurguyum diye bağıran hiçbir şey yok. Oyuncuların, iyi yazılmış çok yönlü karakterleri başarıyla giymesi de cabası. İnanılmaz keyifli bir seyir süreci, izleyeni asla pişman etmeyecek müthiş bir şölen bu dizi. Pandeminin dünyayı vurmasıyla senaryo değişikliğine gidip o süreci de es geçmediklerini ve gerekli mercilere sanat yoluyla nasıl güzel tepki göstermiş olduklarını belirteyim. 🙂

Benim girip bölümlerine kadar imdb’de oyladığım 2018’de başlamış ve hala devam eden bu diziyi eğer biraz merak ettiyseniz mutlaka bir şans vermenizi tavsiye ederim. Zaten eğer sizin kaleminizse asla bırakamayacağınızı garanti ediyorum. Sevgiler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz