Daha 17 | Siz Bizimle Dalga mı Geçiyorsunuz?
Her şeye rağmen ben bu diziyi çok seviyorum, önce o konuda bi anlaşalım. Bunu şimdiden söylüyorum, çünkü birazdan sevmiyormuşum gibi görünebilir. 🙂 Biraz sabrımız sınanmış bu bölüm.. Hanımlar beyler, 21. bölüm yorumuna hoşgeldiniz.
Önemli önemsiz gözüme batan her detaydan söz etmek istiyorum. Mesele Nuray ve Hakan’ın son birkaç seferdir karşılaşmalarındaki aşırı medeni ve mesafeli diyalogları??? Abla sen adamın me***siydin ya hani, çocuğuna hamileydin, bir sürü kaos çıktı gayet çirkef ortamlar oluştu falan. Ne bu şimdi? Zaten normalde oynayan oyuncuyu sevsem ve Nuray karakterini seyir zevki olan biri olarak bulsam da bu ara ekran süresinin çok fazla olduğunu düşünüyorum. İlhan’ın para çalması, dükkan mükkan olayları bence zamanlama olarak daha önceye denk getirilmeliydi.
Yeni aşırı sert ve otoriter müdiremiz sahnede konuşma yaparken Teo’nun yaptıkları ve ardından peşinden salonun yarısının koşması?? Geçin yerinize diye bağırıp durduramaz mıydı mesela bu kadar haşin biriyse lkedwjlkdj. Zaten orda Sıla da aşırı alakasızdı. (Kızlarla sonradan normal diyaloglar yaşanıyor ama arkadaşlıkları bir sürü rezil replikle baya hasar almıştı hatırlarsanız.. Siz hatırlarsınız da yazanlar hatırlamıyor belli ki.) Deliriyorum. Ha bir de, ne zamandan beri okulda sınıf kapılarının üstünde anahtar var. 🤣🤣 Senaristlerin bu tembelliği beni delirtiyor. Gerçeklikten bu kadar kopmadan da sahneler yazabilirsiniz abi.
Leyla’mızın kulaklıkla vibeladığı ve sonrasında Aras’la konuştuğu sahnede yine ÇAY demesi beni malesef mahvetti. DAYANAMIYORUM ARTIK. İkinci menemen vakası oldu başımıza. Yemin ederim çok sırıtıyor, çiğ kalıyor kızın hüznünün dertlerinin yanında ya. Yanlış anlaşılmasın Leyla’yı seviyorum, asla haterı değilim, Arley’i de destekliyorum.
Müdirenin malum tayfayı toplayıp tek tek sabıkalarını sayması çok komikti. Aras’ın Serhat’ın katilinin ailesini emniyete götürüp (kadının acting çok kötüydü) iki cümleyle polisi ikna etmesi ise DAHA KOMİKti. Yine iş tembelliğe geliyor. Koridorda gören de avukatı hakkında bilgi veriyor abi yarmayın. Dizide bir sürü böyle saçmalık var. Kutay ucubesinin babası amcanın Aras’ı her gördüğünde Aposto özeti gibi her türlü gündem maddesi hakkında güzel bilgiler vermesi mesela kledjldjkde. Asabım bozuluyor.
Çocukların ceza sahnesi zorlama olmakla beraber, tepkiler anlamsızdı. Özellikle Ezgi bundan şikayet edip söylenecek biri değil mesela, maksimum mahcup olurdu. Ama tabi yine yazanlar sağolsun.. Böyle şeylere takılmıyorlar. Genel tabloya bakacak olursak, dizinin neredeyse bir buçuk saati hiçbir şey olmuyor gibi hissettirdi. Genel yorumlar kadar kötü bulmadım ben ama insanların sıkılmasını ve eleştirilerinin bir kısmını anlıyorum.
Nuray gibi cin birinin telefonunun şifresiz olması saçmalığı (aynen yedik malız biz çünkü) ve eventte projeksiyona videonun yansıtılması klişesi.. Bahsetmek bile istemiyorum YEMİN EDERİM Kİ utançtan ilerlettim o kısmı, ki ben normalde hiçbir sahneyi atlamam. Utanç diyince aklıma Barış geldi bir de.. O tip, o hareketler. Gerçekten onu anlamaya ve üzülmeye çalışıyorum ama işimi çok zorlaştırıyor. Aras’la Deniz’in de haftalardır ilgilenmeyip zerre düşünmeyip anca denk gelince yalandan okula dön knk demeleri baya iyiydi maşallah. Senaristlerimiz ya sığdıramıyor ya da üşeniyor ki biz böyle seyirciye saygısızlığın daniskası olan şeyler izliyoruz. Neyse bakalım nereye bağlayacaklar, düzgün bir şeyler telafiler olacak mı.

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim. (Varsa)
Barış’ın müpt**** arkadaşları Deniz’i okula bıraktığında Teoman’ın endişelenmesi güzeldi. Bölüm boyunca söylediği bazı şeyler de öyle. Deniz her ne kadar saçmalasa da onu anlıyorum bu arada. Sıla’nın “Teoman gibi biriyle birlikte olan” hamlesi karaktere yazılan nadir doğru şeylerden biri olabilir. Deniz’in geri çekilmesini malesef anlıyorum. Zaten kendi içinde Teoman’ı değil de Aras’ın küçük masum kardeşini, zarar gördüğü için hırçınlaşan ama özünde iyi olan birini sevdiğini düşünüyor. Teoman Akkaya’ya romantik hisler beslemeyi kendine yedirememesi çok normal.
O yüzden en ufak falsosunda Deniz’in dengesizleştiğini görüyoruz. Aslında o Teoman’ı o haliyle de kabul edip kalbine almıştı ama kendi etik ahlak anlayışlarına, hayata bakış akışısına uyduramadığı için Demir kılıfına sığınıyordu farkında olmadan. İtirafının geç gelmesinin sebebi de bu zaten. Bu noktada Sıla’yı anlıyoruz işte. Onu Teoman’la sevgili olduğu için aşağı gören biri Teoman’ı sevdiğini kabul edemezdi. Neyse.
Bir diğer güzel şey, bölümde Kendime Yalan Söyledim çalması. Hem sonbahar havalarına hem de dizinin kasvetli gidişatına uygun bir parçaydı. Teoman’ın garajda Aras’ın yatağında yatması da güzeldi. Binevi ona sığındı diyebiliriz. Teşhis için karakola gidileceği sırada Aras siz gidin diyince Teo’nun Leyla aracılığıyla laf atması da çok güzeldi.. Gerçek bi aile küslüğü tadında. Benim düştüğüm detaylar malesef.😅
Her ne kadar bütün dizilerde olan kendini bilerek nezarete attırıp görüşmek istediğin kişiyle KESİN olarak aynı yere düştüğün (sipariş çünkü bu, karakolun kurgu dünyalardaki dev hizmeti) o mistik sahneden nefret etsem de katilin Aras’a gerçekleri söylemesi iyiydi. Bir de ne iyiydi biliyor musunuz? Yeni bölüm fragmanı abi. Hatta en iyi şey oydu sanırım. Çat diye bitirmiş gibi oldum ama yapacak bir şey yok. Saat olmuş üç, içimi döktüm gidiyorum. Diğer Daha 17 içeriklerimiz için buraya tıklayabilir, fragmanı da aşağıdan izleyebilirsiniz. Hoşçakalın.


