Cursed | 1. Bölüm Yorumu

Öncelikle şunu söyleyeyim, dizinin jeneriğini nedense çok sevdim. Her bölüm başında geçmeden izleyeceğim, hoş bir giriş olmuş. Hoşgeldiniz! Bugün bu yazıda 13 RW dizisiyle tanıdığımız Katherine Langford’ın başrolünde yer aldığı fantastik türdeki Cursed dizisinin ilk bölümünden bahsedeceğiz. Keyifli okumalar.

Atmosferi ve oyunculukları aşırı iyi bulmasam da, sevdim diyebilirim. Sıkılmadan izledim. Nimue’nin yeni çağırıcı olarak seçilmesini gördükten sonra Merlin ve Arthur’la tanıştık. 

Nimue ve Pym’in kampta geçirdikleri gece güzeldi. Fey köyleri saldırıya uğradığından, sıra onlarınkine de gelmişti. O hengameyi biraz başarısız buldum. Yeterince kaotik gözükmüyordu. Dizinin geneline hakim olan o havadaki ve ortamdaki yapaylık, o sahnelerde de söz konusuydu.

Annesi kızına görevini teslim ederken, Nimue daha çok etkilenmeli ve telaşını da, üzüntüsünü de daha etkili yansıtmalıydı.

Çekimleri beğendim, zaman zaman başarısız kısımlar olsa da, dizinin görselliği benim aradığım ve sevdiğim cinstendi. O yüzden hoşuma gitti.

Son sahne fikir olarak güzel, ama sunum olarak kötüydü. Kız resmen kılıcını boşa sallayıp durdu ve kurtlar katledilmiş oldu. Bari onu güzel senkronize edebilseydiniz, aşırı zor değildir diye düşünüyorum. Bunca dizi film geçti elimizden, koskoca Netflix. Biraz dikkat edilseymiş keşke.

Fragmanını gördüğümde merakımı cezbetmişti Cursed. Farklı türlerin savaşı, kılıç ve kral efsanesi, Merlin gibi konulara yer verdiği için de konusunu keyifli buldum.

Oyunculuk anlamında çok tatmin edici değil. Ama içinde barındırdığı karakterler ve olaylarla kendini izletiyor. Zaten ilk sezonu sadece 10 bölümden oluşuyor. Sonuç olarak devam etmeye karar verdim. Sonraki bölüm yorumlarında görüşmek üzere.