Diziseverler bir kontenjanlık daha yer açın çünkü Bartu Ben izlenmeye gerçekten değecek bir iş. Eminim ki sizin de karşınıza her yerde bu dizi ile ilgili paylaşımlar çıkmaya başlamıştır bile. Peki Bartu Ben nasıl bir dizi, dizide neler izliyoruz lafı dolandırmadan konuya girelim.

Öncelikle, Bartu Ben bildiğimiz komedilerden biraz farklı. Bizde görmeye alışık olmadığımız durum komedisinin kesinlikle başarılı bir örneği.

Bu başarısının en büyük sırlarından biri de oyuncu kadrosu. Ana castın yanı sıra konuk oyuncu seçimiyle de sizi içine çekiyor çünkü. Bkz: Şebnem Bozoklu ve Ezgi Mola. Daha da güzeli bu bahsettiğimiz oyuncuların dizide bizzat kendi isimleriyle karşımıza çıkıyor oluşları. Evet bu kısım biraz İşler Güçler kafası. Ama İşler Güçler ile tek benzerlikleri bu diyebiliriz. Çünkü Bartu Ben, diğer dizilerden farklı olarak sadece sektörü ele almıyor. Bartu’nun iç dünyası, yaşam mücadelesi, çevresine yabancılaşması da aslında hepimizden bir parça taşıyor ve hepimize benziyor. Bartu’nun ”gelecek vaat ederken” bir noktada takılıp kalması, hepimize hayatımızdaki bazı noktaları hatırlatıyor. Ciddileşen bazı sahnelerdeki vurucu anlar da işin cilası oluyor.

Bartu Ben’in en sevdiğim yanlarından birisi de internet dizisiyiz diye her şey özgür deyip yapmacıklaşmamış olması. Yani Bartu Ben, özenti ve kasıntı diyaloglar ile sahneler taşımıyor. Evet bazı sahneler var Shameless dizisi ile yarışır. 🙂 Sansür olmamasını elbette kullanıyor dizi ama bunu basit ve bayağı ya da özenti bir dille sergilemiyor. O sahneler dizi içine o kadar zekice yerleştirilmiş ya da Bartu’nun tepkisi o kadar doğal ki size o sahneler yine Shamelesstaki gibi absürd komedinin bi parçası olarak geliyor. Bi yerden sonra o absürdlüğe gülmeye başlıyorsunuz.

Siz “bu ne böyle” derken Bartu’yu birden size “leeşşşş gibi muhabbet” diye eşlik ederken bulabiliyorsunuz. 🙂

Bir de Bartu’nun kariyerinin ezildiği sahneler var ki. Kimilerine göre tekrara düşmek olarak eleştiriliyor ama bana kalırsa dizinin en önemli dayanaklarından biri bu. Bi gün menajeri, bi gün Şebnem Bozoklu bi gün Ezgi Mola’dan farklı farklı yollarda kariyerinin ezildiğini görmemiz bence gayet eğlenceli.

Üstelik Şebnem Bozoklu’nun oyunculuk atölyesindeki Serap’ın Juliet olduğu Bartu ve Serap sahnesi diziye çok iyi yedirilmişti mesela.

Ezgi Mola’lı Yüzüklerin Efendisi de diziye damgasını vuran bölümler arasınd yerini aldı bile.

Dizinin en hoşuma giden yanlarından birini de atlamak olmaz, bazı oyuncuları konuk olarak görürken onlarcasının da adını duyuyoruz 🙂

Onur Ünlü, Hümeyra, Fatih Artman, Gülse Birsel, Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Sarp Apak… Bartu’nun bu isimleri bazen anması bazen de telefon konuşmaları o kadar eğlenceli ki! 🙂

Tolga Karaçelik için Bartu Ben’den memnun musun gerçekten diye yorumlar görüyorum ama açıkcası bana çok anlamsız geliyor. Neden olunmasın? Her işi bi Kelebekler ya da Sarmaşık olmak zorunda mı? Bu kez de gayet başarılı ve hoş bir durum komedisi çıkarmışlar ortaya Bartu’yla. Evet herkes izlemeli, hepiniz bayılacaksınız diye iddialı konuşmuyorum ama bir şans verilmeyi hak eden bir dizi. Bi başlarsanız devamı geliyor zaten. Çerezlik gibi akıyor dizi. Her bölümde de en az bir sahnede kahkahaya boğulma garantisi de verebilirim!

7. ve 8. bölüm yorumunda görüşmek üzere! 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz