Herkese merhabalar! Ben yazmaktaolan olarak bilinen Etkin Almina. Bir süre önce sizlerle kaleme aldığım birbirinden farklı içeriklerle birlikteydik. Çok uzun süredir herhangi bir inceleme ile gelemiyorum çünkü bir sürü şeye koşturuyorum.  

Netflix platformunda yayınlanan Aşk Taktikleri 1 yayınlandığı dönem çok ses getirmişti. Başrolünde benim ilk projesinden beri çok sevdiğim ve beğenerek takip ettiğim Demet Özdemir “Aslı Yıldırım” karakterine hayat verdiği için izlemiştim. Lakin ilk serisi bende heyecan uyandırmamıştı. Başrolünde en sevdiğim oyuncu oynadığı için iyi yorum yapmayacağım…  

İlk filmde Aşk Taktiği adı altında bulunduğumuz ülke gereği üstü örtülü olarak aslında cinsellik üzerine bir etkileme furyası dönüyordu. Çünkü birbirimizi kandırmayalım aşk böyle bir şey değil.  

Aslı’ya Hak Verenler Burada mı?

Aslı karakteri bir erkeğin kadında ne aradığını çok iyi bildiğini düşünerek dişiliğini ön plana çıkartarak Kerem’i tavlamaya çalışıyordu. Bunu yapmasının sebebi ise yazarı olduğu bloğu takip eden sevenlerine erkeklerin aslında birkaç püf nokta kullanılarak ne kadar kolay tavlanabileceği hakkında bilgiler veriyor olmasıydı. İşin özü “Erkekleri etkileyip avuç içine almanın en sağlam yolu kişilik değil dişiliktir” teziydi.  Ki maalesef doğru da… Bak bu konuda aksi bir şey söylemeyeceğim. Haklısın Aslı. 

Diğer taraftan Kerem de en yakın erkek arkadaş grubuna kadınların aslında ne kadar kolay tavlanabileceği hakkında bilgiler verip uygulamalı olarak gösteriyordu. Yani Kerem de kadınları çok iyi bilip tanıdığını savunuyordu arkadaşlarına. Bir meydan okuma mevcuttu kızlar ve erkekler arasında kısacası.  

Bu Film, İlkinden Daha da Güzel Olmuş!

E tabii taktiklerin uygulanma sürecinde ikisi de çıktıkları bu yolda birbirlerini yavaş yavaş tanıdıklarında birbirlerinden hoşlanmaya başlıyorlardı.  İlk filmin ana konusu bu şekildeydi. Şahsi bir yorum eklemem gerekirse ben ilk filmi pek beğenmedim. Bana pek akıcı ve heyecanlı gelmemişti. Ama ikincisi için aynı şeyi söylemeyeceğim.  

İkinci filme de ilkinin devamı olduğu için biraz ön yargılı yaklaşsam da Twitter’da gördüğüm filmden kesitlerin yer aldığı videoları izleyince bayağı merak ettim ve oturdum filmin başına.  

Bu seride de olay tamamen evlilik üzerine dönüyor. Aslı’nın kız arkadaşı ve Kerem’in erkek arkadaşı evlilik sürecindeler. Düğün arifesinde hazırlık yapıyorlar. Tabii Aslı evliliğe karşı. Arkadaşına sürekli sanki kendisi birkaç tane evlilik yapmış gibi evlilik hakkında kötü şeyler söylüyor. Ama ben Aslı’nın “Küçücük kız çocuklarına bile anneliğe hazırlamak için oyuncak bebekler veriyorlar.” Repliğini çok beğendim. Bu replik bence öylesine bir replik değildi. Komedi filmi olsa da anlamlı replikler vardı. Anlayana… 

Ben her şeyden önce sahne dinamiklerini çok beğendim. Filmi izlerken bir an olsun dikkatim dağılmadı. Aktı gitti. Görüntü yönetmeni ve kurgucu harika iş çıkartmış. Çok sinematik sahneler vardı. Ve bunu da eklemeden geçmemeyim, Aslı karakteriyle Demet Özdemir’in çöldeki dansı inanılmaz seksiydi. Çok başarılı bir sahneydi. Demet sen ne yaptın öyle ya!  

Beğenmenin yanı sıra çok güldüm çünkü o sahne tamamen Kerem’in rüyasıydı. Hikayeyle de bağdaşınca çok keyifli olmuş. Nasıl bir bilinçaltın var be Kerem! 

Çekimlerine ve Yaratılan Özenilmiş Ambiyansa Bayıldık!

Filmin stylingi ve sanatı çok başarılıydı. Kızların bekarlığa veda partisindeki bikinilerle dans edip eğlenme sahneleri bana tam bir yabancı film havası verdi. Cıvıl cıvıldı. İzlerken onlarla birlikte ben de el kol hareketleri ile dans ettim, tutamadım kendimi. Enerjileri bana bayağı geçti. 

Benim filmde eksik bulduğum tek nokta Kerem’in evlilikten vazgeçirmeye çalıştığı oyunlarda çok dar düşünmesi. Mesela Aslı Kerem’i evliliğe ikna etme planlarında “Erkekler en çok sorumluluktan korkarlar” diyerek ve birkaç saatliğine bebek baktırarak doğru bir noktaya değindi. Tabii kendisi de fail oldu orası ayrı.  

Kerem de Aslı’yı ev hanımlığından vurabilirdi. Kirli çamaşırlarını yere atmak, bulaşıklarını makineye koymamak ya da Aslı ile ilgilenmeyip maç izlemek gibi şeyler izleyebilirdik. Bunu da Aslı’nın bir sebepten evinden çıkarak Kerem’in evinde kalmaya mecbur kalması gibi bir şekilde izleyebilirdik. Birçok taktik uygulanabilecekken sadece çocuk bakma ve hizmet etme kısmının işlenmesi bana çok yetersiz geldi. 

Bir eleştireceğim kısım ise Aslı Kerem’in evine gittiği gece Aslı’nın ilk evlilik teklifini reddedip dışarı çıktıklarında ikinci teklifi kabul etmesiydi. Daha öncesinde anne ve babası Aslı’nın evine geldiğinde Kerem ile tanıştırdığı gece annesi ile babasının arasının ne kadar kötü olduğunu gördü. Üstelik annesi pat diye ben boşanmak istiyorum dedi. Aslı kendi ailesinden baz alarak korkuyorum içerikli duygusal bir konuşma yapabilirdi. Ayrılırsak ve adliye koridorlarında sürünürsek ne olacak konusu güzeldi lakin sahnede dram ögesi azdı. Kısa bir muhabbetten hemen sonra sevişmeye başladılar. Sohbet bu kadar kolay kesilmemeliydi diye düşünüyorum. Ama tabii bu durum Kerem’in “Sana bir ömür mutluluk sözü veremem belki” repliği ile özetlenmiş de olabilir. Nasıl işlemek istediklerine bağlı.  

Aslı ve Kerem’in tango sahnelerini de beğendim. Dansa birbirlerine meydan okuyarak başlayıp “Bence tam birbirimize göreyiz” sözü ile bitirmeleri hoştu. Ayrıca ilk başta ikisinin de evlilik çok gereksiz dedikten sonra evlenmeleri ile bitmesi de güzeldi. Ve Aslı’nın sesinden duyduğumuz “Tabii ki iş teklifi için Dubai’ye gittim. Bizim evliliğimiz kısıtlayıcı değil.” Repliği çok hoşuma gitti. 

10 üzerinden 7 veriyoruz!

Evet filmde klişe vardı ama bir yaz dizi ya da filminden Nolan filmleri mantığı bekleyemeyiz diye düşünüyorum. Oldukça cıvıl cıvıl, komik, yer yer anlamlı bir filmdi. Seyir zevki yüksekti. Akıcıydı. Senaryosu da bahsettiğim eksik bulduğum kısımlar hariç gayet güzeldi. Oyunculuklar da gayet güzel ve keyifliydi. 10 üzerinden rahat 7 veririm filme. Filmde emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Vallahi beğendim be!  

Size de izlemenizi öneririm. Bakın ben kolay kolay film önermem…  

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sağlıkla kalın…  

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz