Nereden başlasam bilemiyorum. Tüm dünyayı gülümsetebilecek gücü olan küçük bir kız çocuğu Anne. En karanlık günlerine bile düşlerinde güneşlerin doğmasını sağlayan, gülüşüyle insanın içini ısıtan, sihirli güçleri varmışçasına yaşayan.. Diziden ve ondan tabii ki çok şey öğrendim, izlerken çok şey düşündüm ve hissettim ama bazıları öyle güzel, öyle özel ki üstünde durmam gerekiyormuş gibi geliyor. Hadi başlayalım öyleyse!

Öncelikle umut. Diziyi izleyen ya da hikayeyi bilen okuyan herkesin hiç şüphesiz ilk aklına gelecek ve en güçlü şekilde vurgulanan kavram çünkü. Bitmek tükenmek bilmeyen bir umut var daima, Anne’in içinden taşarcasına görüyoruz sürekli. Her seferinde başka bir şekilde, ama hep bir öncekiyle aynı, ya da daha yüksek şiddette. Ne kadar kötü durumda olursa olsun, hali fark etmeksizin kaybetmediği umuda sahip olmayı, hiç değilse bunun için uğraşmayı öğretti bize.

anne shirley cuthbert ile ilgili görsel sonucu

Kıymet bilmek. Sahip olduğu şeylerin azlığına veya durumuna aldırış etmeden, her biri için sonsuz sevinçlerle dolarak, sık sık minnet duygusuyla sarhoş olarak ve bazen de sırf bu hisleri yüzünden ağlayarak kıymet bilmeyi öğretti. Gördüğü bir yaprağın anlamı büyüktü onun için, toprak yollar sadece yol değildi. Hikayeler sadece anlatılıp bitmezdi.

Anne’in hayatına şahit olurken, insan düşünüp sorguluyor. Onun yaşadıklarına kıyasla benim hayatım, onun acılarıyla benim göz yaşlarım.. Bunların ölçüsü olmaz ya, ortaya trajikomik oranlar çıkıyor yine de. Şükretmenin ehemmiyetinin farkına varıyor insan, bir yandan Anne’i bulup ona sarılmak ve hüzünlerini alıp yerine sevinçlere boğmak isterken.

anne shirley cuthbert ile ilgili görsel sonucu

Pes etmemeyi öğretti. Ne sevmekten, ne emek vermekten vazgeçmemeyi. O kocaman kalbine sığdırdığı onca insan, olay, mekan ve sayısız şeyden hiçbir zaman uzaklaşmadı. Başına gelen zorluklarda sadece oturup üzülmek ya da kaçmak yerine hep cesur davrandı. Planlar yaptı, çalıştı didindi ve sevdiklerini, ailesini hiçbir zaman yalnız bırakmadı. :’) Onları ellerinden tutup ayağa kaldırdı. Umut aşıladı. Tam da ona yaraşır şekilde. Zarif ama güçlü savaşçı!

Pozitiflik ve neşeli olma konusunda da tavrı aynıydı. Her zaman arkadaşlarının yüzünü güldüren, hayal etmekten asla vazgeçmeyen ve sınırlarını her seferinde aşan bir hikaye anlatıcısıydı. Bambaşka diyarların tezcanlı misafiri, ormandaki kulübün heyecanlı sahibi. En çok da hayal kurmanın önemini öğretti bize. Düşüncelerin uçsuz bucaksız yolculuklarını, yolda karşımıza çıkacak tüm masalsılıkla buluşarak gösterdi.

Ä°lgili resim

Sözcüklerin büyüsünü. Evet tam olarak bu. Ben ki izahata takıntılı veyahut sevdalı biri olarak 😂 Anne’in bu huyunu şaşkınlıkla takip ediyordum. Anlamlara, kelimelerin hissettirdiklerine büyük önem verip bunu çevresiyle paylaşmayı da ihmal etmiyordu. Heyecanı karşısında insanlar önce şoka girse de, sonrasında bunun ne hoş bir şey olduğunu anlıyordu. Muazzam bir bakış açısı, muazzam bir yaşama şekli.

Netflix renews Anne with an E for Season 3

Yazının sonuna geldik. Anne’in bize öğrettiği güzel şeylerden bahsetmeye çalıştım, umarım başarmışımdır. Dünyayı olduğundan ya da bizlerden farklı gören bu güzel kızı henüz tanımıyorsanız, kesinlikle bi göz atmanızı tavsiye ederim. Pişman etmeyeceğini düşünüyorum. Görüşmek üzere..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz