tds_thumb_td_300x0
Kore Dizilerine Giriş 101 – II

Herkese merhaba. Tatilin şu son günlerinde “Kore Dizilerine Giriş 101″in ikinci dersiyle geri döndüm. İlk yazıyı okuyup dizilere başlayanların geri dönüşlerini okudukça çok mutlu oldum. Umarım bu yazıda bahsedeceğim dizileri de severek izlersiniz. O zaman Kore dizilerinin masalsı dünyasının kapısını sizler için bir kez daha açıyorum.

Fight My Way

İlk dizimiz hepimizin ayıla bayıla izlediği Fight My Way. On altı bölümden oluşan bu güzel romantik komedi konusunun hayatın tam içinden oluşu ile sizi kendisine tamamen bağlayacak. Tabii Park Seo Joon etkisini de unutmamak gerekir. Malum kendisi romantik komedilerin prensidir.  😉 

Go Dong Man ( Park Seo Joon ) geçmişte geleceği çok parlak bir tekvandocu olsa da bazı sebeplerden dolayı çok sevdiği tekvandoyu bırakmak zorunda kalır. O zamandan beri de yarı zamanlı işlerde çalışarak ve görücü usulü buluşmalara giderek hayatını sürdürmektedir.

Choi Ae Ra ( Kim Ji Won ) bir mağazanın danışmasında çalışmaktadır ve en büyük hayali sunucu olmaktır. Ancak her yıl düzenli olarak sunuculuk sınavlarına girse bile sınavı hiç kazanamamıştır. Aynı zamanda Ae Ra sırf alışkanlıktan dolayı kendisine yük olan bir ilişkiyi de sürdürmektedir. Sert bir karaktere sahip olan ve öksüz olan Ae Ra ile Dong Man çocukluklarından beri çok yakın arkadaşlardır. Ancak bir gün bu arkadaşlık farklı bir şekil almaya başlar. Bakalım bu iki deli karakter yirmi yıllık arkadaşlıklarından sonra aşk ile baş edebilecekler mi?

Hayallerinden vazgeçmek zorunda kalan, hayallerine kavuşamayan insanların hayatını ve hayallerine giden yoldaki mücadelelerini anlatan dizi size bu yönüyle ilham oluyor. Diziyi izledikçe hayallerinize olan bağınızı ve onlara ulaşmak için etmeniz gereken mücadeleyi sorguluyorsunuz. Kore dizilerine başlamak için veya okulların açılmasına az kaldığı bu zamanda motive olmak için izlenecek güzel bir dizi. Kaçırmayın derim.

Oh My Venus

Geldik bir başka güzel diziye: Oh My Venus. Herkesin Ji Sub ve Min A’nın partnerliğine bayıldığı bir dizi olan Oh My Venus on altı bölümlük bir dizi . Özellikle diyetteyseniz izlemesi daha zevkli olan bir dizi. Herkesin Super Juniordan tanıdığı Henry de dizinin oyuncularından biri ve dizinin eğlence kaynağı.

Kim Young Ho ( So Ji Sub ) Hollywood yıldızlarının kişisel antrenörü olan mükemmel bir adamdır. Zengin bir aileden gelen Young Ho’nun çocukluktan kalma tramvaları vardır. Bir gün Kang Joo Eun ile tanışır ve onun kilo vermesine yardımcı olmaya başlar.

Kang Joo Eun ( Shin Min A ) lise yıllarında bütün erkeklerin peşinde koştuğu okulun en güzel kızıyken hayaline kavuşmak için mücadele ederken kendine dikkat edemediği için kilo alan bir avukattır. Hâlâ lisedeki aşkıyla beraberdir ve ondan evlenme teklifi beklese bile teklif almamıştır. Bir gün terk edilir ve kilo vermeye karar verir. Yeni tanıştığı yakışıklı antrenör Young Ho’nun yardımıyla kilo vermeye çalışır.Ancak yakışıklı antrenör güzeller güzeli Venüs’ün cazibesine karşı koyabilecek midir?

Sıcak çikolata kıvamında olan dizi size güzel bir seyir keyfi sağlıyor.Oyuncuların performansı, başrollerin kimyası,sevimli karakterler derken bir bakmışsınız final bölümünü izliyorsunuz.Bu güzelliğe bir şans vermenizi diliyorum.

The Legend of the Blue Sea

Son dizimiz sizi kahkahalarla gülerken yatağınızda yuvarlanmanızı sağlayacak aşırı eğlenceli, aşırı romantik bir dizi olan The Legend of the Blue Sea. Özellikle en sevdiğim kadın oyunculardan olan ve oyunculuğuna bayıldığım Jun Je Hyun için bile bu diziyi izleyebilirsiniz. Kendisini izlediğimizde bana yüzde yüz katılacağınızın da garantisini veririm. Ayrıca genç kızların sevgilisi Lee Min Ho’yu da unutmamak lazım. 😉 

Sim Chung (Jun Je Hyun) bir deniz kızıdır. Ancak bu güzel deniz kızımızın kaderi onu çok farklı bir hayata sürükler.

Heo Joon Jae ( Lee Min Ho) soğukkanlı ve zeki bir dolandırıcıdır. Arkadaşlarıyla birlikte zekice planlar yaparak zenginleri dolandırmaktadırlar. Ancak bir gün evinde bir deniz kızı bulur.

Bir deniz kızı zeki bir dolandırıcıyla karşılaşırsa ne olur? Ve o adam için karada yaşamaya başlayıp evi olan okyanusu terk ederse? Aşk gerçekten bütün fedakarlık ve acılara değer mi? Dizi bu tarz soruların cevabını barındırıyor. “Jun Je Hyun” ve “Lee Min Hoo” aynı zamanda dizide geçmiş zamanda yaşayan Se Hwa ve Dam Ryung’a da hayat vermekteler. Fantastik bir dizi olan The Legend of the Blue Sea komedi yönü de çok ağır basan bir dizi. Kahkahalarla güleceğiniz o kadar çok sahne var ki… Stres atmak ve romantizme doymak için bire bir.

Bir dersin daha sonuna geldik. Umarım iki yazı da Kore dizilerine başlamanızda, bu büyülü dünyayı tanımanızda yardımcı olmuştur. Keyifli seyirler.

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın. 🙂 

Zorlu Takip Bu Gece Star Tv’de!
Zorlu Takip (Cop Out) bu gece 22.00’de Star Tv ekranlarında.
Aksiyon sevenlere müjde!
Saat : 22:00 – 01:15 (195 dakika)
Tür : Sinema
Oyuncular : Bruce Willis, Tracy Morgan, Juan Carlos Hernández, Cory Fernandez, Jason Hurt
Yönetmen : Kevin Smith
,
Kıdemli bir New York Polisi olan Jimmy çok değer verdigi nadir bulunan bir beyzbol kartını çaldırır. Kızının düğün masrafları için bu kartı bulması şarttır. Ortağı ile birlikte ikili inatçı hırsızın peşine düşerler. Ünlü yönetmen Kevin Smith’in filminde Bruce Willis’e 30 Rock dizisinden tanıdığımız Tracy Morgan eşlik ediyor.
Kung Fu Panda Bu Akşam Trt1’de!
Kung Fu Panda Bu akşam 20.00’de Trt 1’de !
Saat : 20:00 – 21:50 (110 dakika)
Tür : Sinema
Yönetmen : Mark Osborne, John Stevenson
Panda Po, Çin’de bir kafede garsonluk yapmaktadır. Tek hedefi iyi bir Kung-Fu dövüşçüsü olmaktır. Ama ne hantal vücudu ne de iradesi buna izin verir.
Bir türlü tembelliğini yenememektedir. Düşman kapıya dayandığında, inanışa göre bir kahraman doğacak ve düşmanı defedecektir. Bunun için bir Kung-Fu yarışması düzenlenir. Po, kazanamayacağını bile bile, yarışmaya katılır. Fakat vücudundaki iz, onun aranan kahraman olduğunu göstermektedir. Ve Po’ya Kung-Fu’nun incelikleri öğretilmek zorundadır.
Yeni Başlayanlar İçin Bollywood: En İyi Film Tavsiyeleri

   

Dünya’nın en eski sinema endüstrilerinden biri olan Hindistan Sineması (Bollywood), yaptığı sayısız filmle milyonlarca insanı etkisi altına almıştır. Filmlerde aşkın en masum halini de görürüz, acının en yürek yakanını da… Bazen kendimizi rengarenk Mumbai sokaklarındaki bir festivalde buluruz bazen de fakir bir mahallede çocukların oynadıkları bir bataklıkta. Bazense aynı yerde yaşayıp farklı etnik kimlikte oldukları için birbirlerine düşman olan iki ailenin tam ortasında… Belki de yıllar önce New York’a taşınmış Hintli bir ailenin başına gelen olayları görürüz. Özetle Bollywood rengarenktir. Siyah da vardır, beyaz da. Günümüzde pek çok insanın Bollywood’a ön yargıyla yaklaştığını düşündüğüm için size birbirinden güzel film tavsiyelerinden bulunmak isterim. O zaman başlayalım.

1) Kal Ho Naa Ho (Belki Yarın Olmayabilir) (2003) 

     

 Başrollerini Preity Zinta, Shahrukh Khan ve Saif Ali Khan’ın paylaştığı filmde, Naina (Preity Zinta), New York’ta annesi, babannesi ve kardeşleriyle yaşayan üniversitesi öğrencisi, hayata küsmüş, somurtkan bir kızdır. Annesiyle babaannesinin birbirleriyle olan kavgaları, geçim kaygısı, vefat eden babasına duyduğu özlem onu hayata karşı öfkeli bir hale getirmiştir. Hayattaki tek arkadaşı Rohit (Saif Ali Khan) ise Naina’nın tam aksine uçarı, hayatı günü gününe yaşayan, zengin bir genç adamdır. Bir gün ikisinin hayatına Aman Mathur (Shahrukh Khan) girer ve bundan sonra işler tamamen değişir. Aşk için nelerden fedakarlık yapılabileceğini, en yakınınızdaki insanın aslında tanımadığınızı, hayat ne kadar zor olursa olsun asla pes etmemek gerektiğini anlatan muheşem bir yapım. Film başlarda insanı gülmekten yerlere yatırıp biraz sonra ise bir şişe dolusu gözyaşı döktürebilecek bir potansiyele sahip. Her şeye hazırlıklı olun derim ben 🙂 

2) Talaash: The Answer Lies Within (2012)

    

 Romantik komedi sevmeyenlere Aamir Khan’dan dev hizmet: Taalash! Polis müfettişi Surjan Singh Sekhawat (Aamir Khan) ve Roshni Shekhawa (Rani Mukherji) evlilikleri bitme noktasına gelen bir çifttir. Bir gün bu polis müfettişi, öldürülen ünlü bir oyuncunun ölümünü araştırmak için Rosie (Kareena Kapoor Khan) adındaki bir fahişeyle tanışır ve cinayeti aydınlatmaya çalışır. Sekhawat bu olaylar sırasında kendi hayatına dair de pek çok şey bulacaktır. Her sahnesinde merakımın giderek arttığı filmin sonunda ise ekrana böylece bakakalıyorsunuz. Şiddetle tavsiye edilir.

3) Bajrangi Bhaijaan (Sevginin Gücü) (2015)

    

 Konuşamayan küçük bir kız annesiyle birlikte tedavi için Pakistan’dan Hindistan’a gelirler. Küçük kız annesini kaybeder ve kalabalıkta kaybolur. Tam o sırada iyi yürekli bir adam olan Pavan (Salman Khan) karşısına çıkar. Pavan her ne pahasına olursa olsun kızı ailesinin yanına götürmeye karar verir. İzlerken özellikle kızın Pakistanlı olduğunun anlaşıldığı sahnede kahkahalara boğuldum. Pavan ve Munni (Pavan ona bu ismi verdi) arasındaki bağ sizi hem duygulandıracak hem de kahkahalara boğacaktır, garanti ederim. Ayrıca güzeller güzeli Kareena Kapoor da filme ayrıca renk katmıştır. Şimdiden iyi seyirler 🙂

4) Pink (2016) 

       

 Son zamanlarda izlediğim en güzel film olan Pink verdiği mesajlar bakımından tüm dünyada kadına verilen değeri de gözler önüne sermektedir. Başrolünde Bollywood’un efsane ismi Amitabh Bachchan’ın oynadığı filmin konusu kısaca şöyle: Minal, Falak ve Andrea birlikte yaşayan üç bağımsız kadındır. Üç kadın, ortak bir arkadaşları sayesinde Rajveer ve arkadaşlarıyla bir rock konserinde tanışırlar. Konserden sonra akşam yemeği yemeye karar verirler. Rajveer ve arkadaşları bunu bir işaret olarak yorumlar ve Rajveer Minal’e asılmaya başlar. Minal kendini savunmaya çalışırken Rajveer’i vurur ve ölümcül bir şekilde yaralar. Bunun üzerine hakkında bir cinayete teşebbüs davası açılır. Film, masumiyetlerini kanıtlamaya çalışan Minal ve arkadaşlarının yasal savaşını anlatıyor. İzlemeyen kalmasın.

5) Guzaarish (2010)

  

 Bollywood’un efsane ekran ikililerinden Hrithik Roshan ve Aishwarya Rai Bachchan’ın paylaştığı filmde Ethan (Hrithik Roshan) çok ünlü bir sihirbazdır. Bir gösteri sırasında feci bir kaza geçirir ve felç kalır. Ethan bundan sonra yatağa mahkum olarak yaşamak zorundadır. Ethan’ın tüm bakımını yardımcısı Sofia (Aishwarya Rai) üstlenir. Senelerce süren bu duruma dayanamayan Ethan devletten ötanazi (ölüm hakkı) ister. Bu duruma en çok karşı çıkan tabii ki ona yıllarca aşkla bakan Sofia olacaktır. Filmde beni en çok Hrithik Roshan’ın başarılı performansı etkiledi. Sadece yüzünü hareket ettirebilen Ethan’ın yaşadığı acıyı tam anlamıyla hissettim. Bollywood’un en iyi dans eden erkek oyuncusunun filmde sadece yüzünü oyanatabilmesi kendisi için oldukça ilginç bir tecrübe olmuştur diye tahmin ediyorum 🙂

6) Ek Villain (2014)

        

“Nefret nefreti yok etmez, onu sadece sevgi yok edebilir.”

 Goa kentinde yaşayan Guru (Sidharth Malhotra), bir politikacının yanında çalışmaktadır. Guru deyim yerindeyse taş kalpli, geçmişi acılı ve karanlık bir adamdır. Günün birinde Aisha (Shraddha Kapoor) adında sevimli, hayat dolu bir kızla karşılaşır, onunla evlenmek ister ve Mumbai’ye taşınır. Ancak bir gün beklenmedik şekilde Aisha bir seri katilin kurbanı olunca Guru için yeniden bir dönüm noktası olacaktır. Guru bir yandan karısının intikamını almaya karar verir diğer yandan da Aisha’nın anılarıyla acı çeker. Filmde sürekli bir geçmişe dönüp anıları hatırlama durumu var. İzlemek isteyenler mendilleri hazırlasın 🙂

7) Ta Ra Rum Pum (2007)
     
 Sıcacık bir aile filmi mi izlemek istiyorsunuz? Cevabınız evet ise sizi hemen şöyle alalım. Konusuna gelirsek ailenin babası çok ünlü bir rallicidir. Bir yarış sırasında feci bir kaza geçirir ve ailenin hayatı tepetaklak olur. Her şeylerini kaybeden aile zorlukların üstesinden beraber gelecektir. Filmi izlerken yer yer gülüp yer yer duygulanmanız mümkün. Bu kısım spoiler olacak ama annenin evlatları için kurabiyeleri çaldığı ve sonra da otobüste hüngür hüngür ağladığı sahnede ve babanın oğlunun ameliyatı için para bulmaya çalıştığı sahnede gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. İyi seyirler 🙂
8) My Name Is Khan (2010)
  

Rızvan Khan (Shahrukh Khan) küçüklüğünü annesiyle ıssız bir yerde geçiren bir Müslüman’dır. Annesi öldükten sonra Amerika’ya küçük kardeşinin yanına gider. Orada tanıştığı ve aşık olduğu Mandira (Kajol) adında dul ve Hindu bir kadın ile evlenir. Rızvan Khan aynı zamanda da Asperger sendromu hastasıdır. Bu hastalık Otizm rahatsızlığının bir çeşididir ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. 11 Eylül saldırılarından sonra Mandira’nın oğlu faşist kesimler tarafından döverek öldürülür. Öldürülme sebebi annesi evlendikten sonra Khan soyadını almış olmalarıdır. Bu durumun Rızvan yüzünden olduğunu düşünen Mandira, Rızvan’ı kovar ve ona, başkana gidip kendisinin ve oğlunun terörist olmadığını söylemesini ister. Rızvan başkanla konuşmaya karar verir ve uzun bir yolculuğa çıkar. Bakalım Obama’yla konuşabilecek midir? “Benim adım Khan ve ben terörist değilim.” sloganı filmin aslında konusunu özetler nitelikte. Filmde ayrıca Amerika’da müslümanların uğradığı baskıları da tüm çıplaklığıyla görebilirsiniz. 

DC Universe Titans 12 Ekim’de Başlıyor!

DC Comics bu platformu çok anlamlı bir gün olan 15 Eylül’de yani Batman gününde şimdilik ABD kullanıcıları için hizmete sunacak. Planladıklarına göre Titans dizisi 12 Ekim’de izleyici karşısına çıkacak ve her cuma yeni bir bölüm izleyici ile buluşacak.

İlk sezon 12 bölüm olup, sadece bu platforma özel olacak başka hiçbir yerde yayınlanmayacak.

Bir grup süper kahraman adayı gencin heyecan dolu maceralarının anlatıldığı dizinin hikayesi Greg Berlanti, Akiva Goldsman ve Geoff Johns kaleminden. Senaryo da Dick Graydon karakteri, Starfire ve Raven gibi kahramanlardan olan korkusuz ekibin güçlü lideri olarak izleyeceğiz. Starfire karakterini Anna Diop canlandırırken Raven rolünde Teagan Croft canlandıracak. Dizinin oyuncu kadrosunda Lindsey Gort, Minka Kelly, Ryan Potter, Alan Ritchson gibi isimler yer almaktadır.

error: Korunan İçerik!