tds_thumb_td_300x0
En Beğenilen 10 Boran Kuzum Performansı

Geçende en beğendiğim Miray performanslarını sıralamıştım. Bugün de en beğendiğim Boran Kuzum performanslarını sıralamak istedim. Leon da Hilal gibi dizinin en çok harcananlarından fakat bizim aklımızda daima aşkına aşık olduğumuz, zarif, kadınlara değer veren adam olacak.

10) “Peki sen hain değilsen kötü de değil misin?”

Hepimizin en çok kızdığı 48. bölüm Leon’undan babasının mezarı başındaki konuşması… Leon o sahnede belki de ilk kez babasıyla içinden geldiği gibi konuşabiliyor ama babası hayatta değil. “Peki sen hain değilsen kötü de değil misin?” derken ki titreyen sesi o düştüğü ikilemi ne yapması gerektiğini bilemeyen o hali, babasının intikamını alamadığı için ona duyduğu mahcubiyeti fakat intikam da almasının yanlışlığının farkındalığını, kimin haklı kimin haksız olduğuna dair yaşadığı karmaşayı, Hilal’e ne söyleyeceğini bilemeyişi ve yüz yüze gelmekten korkuşu ile verdiği o yanlış karar, Atina’ya döneceğini söylemesi. Boran bunların hepsini çok çok güzel yansıtmış. 

9)”Siz hâlâ abimin yasını tutuyorsunuz ama ben kanlı canlı karşınızdayım!”

Kükreyen Leon. Hepimize sinir krizleri geçirten nişan sonrası Leon’un babasına ilk karşı çıkışı. “Siz hala abimin yasını tutuyorsunuz ama ben kanlı canlı karşınızdayım!” Bugüne kadar babası ne derse onu yapmış Leon, sırf onun gözüne girebilmek için. Fakat babası onu hiç görmemiş, hâlâ abisinin intikamı peşinde. Annesi ise Leon’a bakıyor ama görmüyor, onu seviyor ama anlamıyor; o da hala Dimitri’nin yasını tutuyor ve Leon ilk defa bu durumu yüzlerine vuruyor. Boran da harika oynuyor. 

8)”Çok özlemişim…” ♥

Cepheden dönen Leon’un biricik sevgilisi Hilal’le kavuşması… Bu kavuşma da tıpkı ikinci sezonun başındaki kavuşma gibi buram buram özlem ve sevda kokuyor. Öyle özlemiş ki Leon sevdiğini, yüzünün her yanını defalarca öpüyor; her seferinde de derin nefeslerle sevdiğinin kokusunu içine çekiyor. Tutkuyu, aşkı bu kadar iyi yansıtan çift bir daha gelir mi? Hiç sanmam. Miray nasıl ilk kavuşmada biraz daha öndeyse Boran da bu sahnede bir adım önde. Aşık bir adam ancak bu kadar güzel oynanırdı.

7) Leon Annesine Hilal’i Anlatıyor

Veronika ve Leon Hilal’i konuşuyor. Veronika-Leon sahnelerin tadı her zaman bir başka oluyor ama bu sahne benim içlerinde en beğendiğim sahne. Çünkü Leon annesine karşı ilk defa bu kadar açık. Ve Veronika da Leon’a. Babasının yaptığı zulümleri de Hilal’e olan aşkını da açık açık konuşuyor ve Hilal’i anlatırkenki yüz ifadesi o kadar güzel ki… Sadece sevdiğinden ve onu asla bırakmayacağından bahsetmesi bile onu mutlulukla doldurmaya yetiyor.

6) “Yalnız değilsin, bunu bil yeter.”

Leon-Spiro sahnesi. “Yalnız değilsin, bunu bil yeter.” Leon’un her şeyden ümidini kesmiş bir adama ümit olduğu o sahne. Belki de Leon Spiro’yla o gün konuşmasaydı Spiro intihar edecekti. Sadece bir iki satırla bir insana umut olmayı yansıtan harika bir sahne. Boran da Germinal alıntısını o kadar güzel okuyor ki sahneyi izlediğinizde siz de içinize o umudun, yaşama sevincinin dolduğunu hissediyorsunuz.

5) Patlama Sonrası Leon ve Hilal Konuşması

Patlama sonrası Leon ve Hilal’in konuşması. Bu sahnede Leon hem patlayan bomba sonucu ölenler için üzülüyor, hem de Hilal’in kendisini suçlayışının altında eziliyor. Biz koymadık bombayı diyor fakat daha önce yapılan zulümler yüzünden aksini ispatlayamaz. Sevdiğinin yanında olmak, acısını paylaşmak istiyor ama sadece onun nefreti görüyor. Elinde de bunu değiştirebilecek hiçbir şey yok. O an gözünden bir damla yaş düşüyor. Ve Leon’un acısını derinden hissediyoruz.

4) “Vururdum seni Teğmen!”

Evet bu sahneyi çok seviyorum.Bu sahne gözlerle oynamanın zirvesidir çünkü bana göre.Hilal “Yapamazsın, vuramazsın” dediğinde yapamayacağının bilincinde olmanın verdiği kabulleniş ve “O silah bende olsaydı bir an bile tereddüt etmeden vururdum sizi Teğmen”dediği anda Leon’un gözlerinde beliren acı direk kalbinize saplanıyor. Sonrasında ise verdiği şeref sözünde titreyen o ses ve daha ağzından çıkarken bile yapamayacağının farkındalığı,Hilal dönüp gidince çöken omuzlar ile yansıttığı o yıkım. Gerçekten muazzam bir oyunculuk.

3) Hilal’in Kaçırılması ve Leon’un Acısı

Leon’un matbaaya gidip çalgıcılarla ve Mehmet’le olan konuşması. Mehmet onun üstüne yürürken bile hiçbir şeyin umurunda olmaması sadece Hilal’den bir haber alma umuduyla yaşlı gözlerle onlara Hilal’i soruşu… Ve sonrasında karargahta elindeki açelyaya bakıp ağlayışı… Bu sahnede öyle bir hüzün ve özlem var ki. Boran gerçekten de o yavaş yavaş içten içe acı çekişi çok güzel canlandırıyor her seferinde.

2) Smyrna Sahnesi

Hepimizin Leon’un libidosunun büyüklüğüne inandığı o an… Bu sahne o kadar çok incelendi ve irdelendi ki çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Buradaki çoğu insanı HiLeon’a ve diziye bağlayan sahne… Aradaki tutku ve elektrik zaten muazzam ama Boran’ın kaşına kirpiklerine kadar mimikleriyle sergilediği oyunculuk şovuna şapka çıkarmak lazım. 

1) Leon’un Depresyonu ve İntihar Girişimi

24. bölümdeki Leon’un tüm sahnelerini bu sıraya koyabilirim sanırım. Hem Boran’ın devleşen performansı hem de bölümün çekim açılarının çok güzel olması sonucu çoğumuzun favori bölümlerindendir 24. Bölümün başında odasında üniformasına bakışı, kendisini artık o üniformayı giymeye layık görmeyişi, Cevdet’le olan konuşması, sonrasında karargahta Azize’nin ona teşekkür edişi. Gittikçe vatanına ihanet edişi ve kendi askerlerini ölüme göndermenin verdiği yükün altında ezilişi. Yalnızlıktan meyhanede Ali Kemal’le dertleşmesi… Ve “Kimseye Etmem Şikayet”in hikayesini acıyla anlatışı… “Demek ki kardeşçe yaşamanın bir yolu var.” 

Halit İkbal yazısını okuyamaması ve mumda yakışı. Çünkü yazıda kendisiyle ilgili yazılanları görmeye kalbinin dayanmaması ya da okursa yapacağı şeyden vazgeçme korkusu belki de. Hilal’i kurtarmakla kendi askerlerini ölüme gönderişinin arasında kalan düşünceleri,Tanrıdan dilediği af ve hissettiği kimsesizlikle Tanrısına sığınışı. Annesiyle vedalaşma anı. Onu son kez görmenin bilinciyle acı acı gülümseme çabası ve annesinden af dilemesi Ve son olarak her zaman Hilal’le buluştuğu tepeye gidip canına kıymaya kalkışı. Annesi ve babasına yazdığı mektup ve onlardan af dileyişi. Hilal’in gelip onu kurtarışı üzerine yine de ısrarla onu gönderip kendini öldürmek istemesi, hâlâ Hilal’in tüm bunları kendisi için yaptığını ve çektiği vicdan azabının sebebini anlamayışına olan kırgınlığı… Ve Hilal sonunda her şeyi anladığında ve birlikte ölmek istediğinde ise bunu yapamayacak olmanın acısı ve Hilal’in ona sarılışıyla kendi bırakması ve ağlayışı… Her şeyiyle harika bir bölüm ve Boran’ın dizide çıtayı en tepeye koyduğu sahneler. Tüm 24. bölüm birinci sırada olmayı hak ediyor. 

BONUS: Leon’un Hilal’e Mektubu

Aslında bu sahnenin kanal videosu var fakat koymama sebebimi anlarsınız video başlığı ve devamındaki saçma sahneden. Bu sahnede Boran yok ama mektubu gerçekten çok güzel okuyor. 

Türk dizilerinde güçlü kadın çok azdır ama Leon gibi idealize edilmiş mükemmel erkek tiplemesi çoktur aslında. Fakat toplumun çoğuna göre mükemmel olan o erkekler aslında pek de mükemmel değillerdir. Çünkü neden aşık olduklarını anlamadığımız o saf/salak kızlara sürekli ne yapması gerektiği söyler bazen açık açık bazen alttan alta emir verirler. Leon’sa tüm bunlardan farklı olarak kadına gerçekten değer veren biri. Hilal’in fikirlerini küçük görmeyen saygı duyan biri. Haklı bir işgale geldiğini düşündüğü ülkede düşman kızına aşık olup, işgalin haksızlığını farketmeye başlayan ve savaşın bitmesi için elinden geleni yapan barış yanlısı bir insan.Sanırım Leon gibi derin bir karakteri bir daha zor görürüz Türk televizyonlarında. 

Son olarak Boran Kuzum umarım bundan sonrasında da Leon gibi özel karakterleri oynamaya devam eder ve başarısına başarı katar, tabii ki kıymet bilen profesyonel yapımlarda. Buraya bir tane de Leon videosu bırakıyor ve bitiriyorum. ♥

 

 

 

 

 

 

Hileon’un Akıllara Kazınmış 10 Repliği!

Hileon geçtiğimiz sezon hem Vatanım Sensin’e hem de sosyal medyaya damgasını vuran çift oldu. Kimi zaman bu kadar çok sevilmeleri dizinin önüne geçiyor diye eleştirilerin hedefi de oldular. Ancak bize göre Hileon, dizinin önüne geçen değil diziyi güzelleştiren hikayelerden yalnızca birini oluşturmakta ve bu kadar sevilmeleri çok doğal! Sizin için 1900’lerde savaş ve aşk arasında sıkışıp kalmış iki gencin aşkının efsane 10 repliğini derledik!

1) Aşksız bir yürek çorak bir ülkedir. Hiçbir şey yetişmez orada.

2) İnsanı sevmeyi bilmeyen, memleketi sevmeyi bilmezmiş. Memleketi sevmek kadar acıtmaz mı insanın canını bir insanı sevmek.

3) Bir kez olsun bırak kendini…

4) Bu bir roman olsaydı, kal demen icap ederdi.

5) Her zerrem sana dönüşüyor, Leon…

6) ”Düşmanın tatlı sözlerine aldanma, balın içinde zehir olabilir” demiş Sadi. 

”Gerçek bir düşmandan sonsuz bir cesaret akar içinize” demiş Kafka.

7) İzmire neden Smyrna demişler bilir misiniz? Savaşçıdır Smyrna. Önünde hiçbir şey duramaz. Sizin gibi yani…

8) Düşmanından ziyade arzularını alt edeni daha cesur sayarım çünkü asıl zafer kişinin kendine olandır demiş Aristo. Ben ne yazık ki bu savaşta mağlubum Hilal.

9) Aşk mı?

Aşk…

10) Tek gayem hayatta kalmanız…

error: Korunan İçerik!