Game of Thrones 7.sezon 6.bölüm: Düşmanımız Ölüm İncelemesi

     Sezonun bitmesine son bir bölüm kala biz Game of Thrones hayranları diken üstünde oturuyor gibi hissediyorduk. Bu bölümle de kanıtlanmış oldu. Bölümü izlerken çığlık atmamak için kendimi zor tuttum.Sizin de aynılarını hissettiğinizden eminim. Eh Taht oyunları bu ya ölürsün ya kazanırsın, ya da bizler gibi donup kalırsınız!

Bu ilk yazımız da bölümde verilen mesajlardan ve eleştirilerimden bahsedeceğim.

Bölümümüz Westeros haritasının muhteşem silüetiyle başlıyor. Duvar tarafında yanan ateş aslında bize son dakikalar da olacaklardan bir sinyal vermiş gibi. George yine akıllı. Buz ve Ateşin Dansını gözümüzle ilk defa görmüş olduk. Ve bu biz hayranların mutluluktan uçmasına yetti de arttı bile. Ama tabi mutluluğumuz kursağımızda kaldı o ayrı.

Bölümümüzün konusu şu : Bir weight yakalamak. Evet, kış gelmişken duvarın ötesine gidip ak gezenlerle karşılaşmak. Saygıdeğer Jon Snow, seni  severim bilirsin seni seveni de severim ama bu mantıksız fikri nereden buldun böyle? Gerçekten “You know nothing Jon Snow!”

Wight kaçırmalarının amacı ise şu: Yedi krallığı yıllardır çocuklara masal diye anlatılan ‘yürüyen ölülere’ inandırmak. Tabi ne kadar Yedi Krallık desek de öncelikli amacımız, Cercei’nin sinsice planlarından vazgeçirip, ordularını Kuzey’i savunmaları için göndermelerini sağlamak. Ne kadar mantıklı(!) bir fikir gibi görünse de Cercei Lannister’dan bahsediyoruz.

Benim fikrimi soracak olursanız; evet Cercei wightları görünce ‘uzun geceye’ inanacak ama gözünü Westeros’a sahip olma düşüncesi öyle bir kör etmiş ki, bırak ordularını göndermeyi, bir kaleye saklanıp, düşmanlarının ölmesini içkisinden yudumlayarak zevkle, şehvetle izleyecek bir kadın. Ama şunu unutma Cercei, Gece Kralından seni Gregor Clegane nam-ı diğer Dağ bile kurtaramaz 🙂

Ejderha Kayasından ayrılan Jon, Duvar’da ‘kuzeyin intihar timiyle’ bir araya gelir ve bu fırtına da yola koyuluyorlar. Yalnız Game of Thrones’ta yıllardır gördüğüm en iyi takım buydu diyebilirim. Kuzeyin ve Güneyin asi çocukları.. Bence bölümün adı Kuzeyin ve Güneyin dansı koyabilirlerdi. Neyse.

Wight aramak için asi çocuklarımız ilerlerken Winterfell’de Arya ve Sansa Lord Baelish’in sinsi planlarına düşüp, birbirlerini yediler. Bu meseleye çok girmek istemiyorum ama ben buna çoğu kişinin aksine inanmıyorum çünkü bence Arya da Sansa da her şeyin farkında ve asıl tongaya düşürdürdükleri Littlefinger.

Bunu da şurdan anlıyoruz; Lord Baelish Sansa’ya tavsiye verirken Aryayla arasında bir sorun olursa Brienne’nin onu koruyacağından bahsetmişti. Daha sonra Sansa, bir görev için Brienne’yi kralın topraklarına gönderdi. Çünkü biliyordu ki Baelish Brienne’yi kullanarak Arya’ya zarar verecekti. Yani artık karşımızda yıllardır nefret ettiğimiz küçük, saf,duygusal Sansa değil, Winterfell Leydisi, zeki, çekici, Starkların en büyük meşru varisi Leydi Stark var. Sansa’nın bu kadar değişmesin de Joffrey’den çok Ramsey’in parmağı olduğunu düşünüyorum.

Gelelim İntihar Timimize, çoğu hayranın Jaime ile Brienne’nin ilişkisini desteklemesine rağmen bence Tormund’un Tazı ile olan Brienne muhabbeti çok güzeldi.

“Bana nasıl baktığını biliyorum”

“Nasıl Bakıyor? Karnını deşip, ciğerini yiyecekmiş gibi mi?”

Ah be Tormund beraber olmanızı isterim ama Brienne’nin kalbini Jaime çalmış gibi görünüyor :/

Sohbet muhabbet derken takımımız wight bir ayıyla savaştıktan sonra, evet bir ayıyla, ki bence bölümün en korkunç sahnelerinden biriydi, bir weight’i ele geçirdiler. Ama peşlerine binlercesini sürüklediler…

Wigtler kahramanlarımızın etrafını sararak saatlerce beklemelerini sağladılar. Ama bizim Tazımız durur mu uğraştı durdu onlarla ve küçük bir taş binlercesini ayağa kaldırmaya yetti bile.

Durumun ciddi olduğunu anlayan Jon Gendry’i çoktan Doğu Gözcüsüne Dany’e bir kuzgun yollaması için göndermişti. Şunu eklemeden geçemeyeceğim: Jon’un 2 gündür tanıdığı bir insanın ona neden yardım edeceğini düşündüğünü anlayamadım. Sanırım bu da Jon ile Dany’nin aralarında duygusal bağın oluşmaya başladığının bir kanıtı.

Tyrion’un tüm ısrarlarına rağmen ejderhalarına binip Kuzeye giden Dany kahramanlarımızın imdadına yetişir. Hepsini Drogo’ya bindirip götürmeye hazırdır. 1 kişi hariç : Jon Snow. Dany aynı bölümde kahramanların aptalca şeyler yapmasından bahsetmişti. Ve bunu canlı kanlı görmemizi sağladığın için sağol Jon!!! Gerçekten merak ediyorum, Dany ona elini uazattığında binip gitmek yerine neden koşarak wight’ları öldürmeye devam etti? Bence Gece Kralını öldürüp, tüm ordusununda yok olmasını sağlamak istiyordu. Her şey o kadar kolay mı ki Jon? Azor Ahai’miz olmadan Gece Kralımız ölür mü hiç!

Jon’un gecikmesi ve yapılan hatalardan Viserion, aynı Dany’nin abisi Viserys gibi aptalca ölen Viserion( Bence ejderhalar isimlerine sahip oldukları kişilerin karakterlerini aldılar) Gece Kralımız tarafından katledildi. Yavrusunun ölmesine ve Jon’un ısrarlarına dayanamayan Dany’miz  Rhaegal ve Drogo ile duvara uçtu. Jon da kahramanlık yapayım derken buza düştü. Tabi yine kurtulmasını başararak amcası Benjen Stark sayesinde Duvara ulaştı ve Dany’e bağlılığını bildirdi. Bizim güzel mi güzel Viserion’umuzda Gece Kralının tapulu hayvanı haline geldi.

Bana göre Gece Kralı tüm olacakları biliyordu ama bir ejderhaya sahip olmak için bilerek bu kadar bekledi ve Dany’i ayağına kadar getirtti.

Öncelikle şunları eklemek istiyorum, iyidir hoştur da, ya Jon neden kahramanlık yapmaya çalıştın da, Dany’i beklettin? Ve siz kahramanlarımız, neden Viserion’un cesedini yakma gibi bir girişimde bulunmadınız? Sonuçta orada ölenler hop diye wight olmuyor, Gece Kralının gücüyle oluyor. Neden bir ejderha bedeni bıraktılar? Gerçekten sanki bir şeyleri bir şeylere bağlamak için çekilmiş bir sahneydi. Jon’un buza düşüp ölmemesini anlayamadım. Yani hipotermi falan geçirebilirdi ama hiçbir şey olmadı tamam Kuzey’in oğlusun da bu kadar da olmaz be Jon!

Benjen Stark’ın ‘zaman yok’ diyerek kendini bile bile ölüler ordusuna atmasını anlayamadım, zamanı vardı. Bu da resmen sezon bitiyor diye bazı karakterlerin hikayesini bitirme amaçlı yapılmış gibiydi.

İsyan ettiğim şeyler bunlarla kalsa keşke ama Brandon Stark’a benim gibi gıcık olan var mı merak içindeyim. Yeşil görüye sahip, 3 gözlü kuzgunun ta kendisi, hiç mi uyaramıyor abisini olacaklara karşı. Ya da ne bileyim Viserion’un içine girip onu kontrol ederek kurtarabilirdi. Her şeyi bilmesine rağmen neden susuyor? Teorime göre Bran Stark’ın Gece Kralıyla bir bağı var. Hem de duygusal bir bağ. Kendiside aslında ‘Ben artık Brandon Stark’ değilim diyerek sinyal vermişti.

Bölüm her zamanki gibi efsaneydi, nefesimizi kesti. Ama çok fazla nedensiz veya saçma nedenlerle yapılan,sırf sezonu bitirmek için yapılan şeyler vardı. Belki de bizler çok yüksek beklentiler içindeyiz. Beklentilerimiz karşılanacak mı bunu pazartesi yayınlanacak olan final bölümünde göreceğiz.

Bakalım bir ejderhanın canına mal olan şey, ki bu savaşı tersine çevirebilir, Cercei ve 7 krallığın inanması uğruna değecek mi? Yoksa bizim Buzun ve Ateşin çocukları savaşa -1 geride mi başlayacaklar? Aklımızda ki soruları yanıtlamak için az bir süre kaldı. Nefesinizi tutun sayın Game of Thrones hayranları, çünkü yakında buna çok ihtiyacımız olacak…