Uzak Şehir Bunu Nasıl Yapar?

Uzak Şehir Bunu Nasıl Yapar?

Rakipsiz taht sahibi Uzak Şehir dün 30. bölümüyle ekrana geldi. Gelmez olaydı. Uzun zamandır bu kadar saçma bir şey izlememiştim. Hangi birinden başlayacağımı bilmediğim için karışık gidersem kusuruma bakmayın. Hiç vakit kaybetmeden anlatmaya, daha doğrusu yakınmaya başlıyorum.

Öncelikle.. Artık klişeliğinden gına getiren bir mevzu olarak, aşırı saf ve iyi niyetli ana karakterimizin kötü karaktere inanması. Alya Mine’ye sana güvenmek istiyorum, güveniyorum dedikçe bana fenalıklar bastı. Bunun hiçbir mantıklı açıklaması yok. Hadi onu geçtim, nispet yapar gibi o kadar kötü haldeki bi insana (hem psikolojik hem hormonel????) manzara olarak gülüşerek sarılmalarını izleten Cihal’in hiç hiç yok. Bununla da bitmiyor. Emrinde sayısız insan olan Cihan, akşam Mine’nin yanına Alya’yı (uğruna hem Mine hem karnındaki çocuğunu kaybetmeyi göze alıp kaza anında ona bakmadan ayağın nasıl acıyo mu 😀 diye sorduğu Alya’yı) tek gönderiyor. Gerçekten inanılmaz, hayretler içinde izledim. Kime yedireceksiniz acaba bu tedbirsizliği, izleyiciyi salak yerine koymak bu.

Neyse lafı geçmişken bebeğe değinelim. Her ne kadar mantıksız da olsa, uzunca bir süre başkasından olmasını umsak da Mine’nin karnındakinin Cihan’ın çocuğu oldu netti. Zorla da olsa aldık kabul ettik. Hem önceki dönem hem de bu süreçte Cihan’ın tepkileri çok yetersizdi üzgünüm. Tamam Alya’yı çok seviyor, her şeyden öne koyuyor eyvallah da, sırf anası Mine diye doğmamış çocuğuna karşı da bu kadar umursamaz olmazsın ya. Bi iki efkarlı bakış, atlatıcaz konuşması falan, bana hiç geçmedi yani malesef. Çocuğun ölmesiyle ilgili bi derdim yok bu arada. Senaryo gereği zaten ya babası başka biri çıkacaktı, ya Mine iyi birine dönüşüp evladıyla uzakta yaşayacaktı ya da ölecekti biliyoruz-ki önceden defalarca ha düştü ha düşecek riski yaşattılar falan. Her neyse, takıldığım konu Cihan’ın tepkileri, benim içime sinmedi yani.

Mine’den devam etmek gerekirse, herkes gibi ben de ondan kurtulmak isteyen biri olarak konuşuyorum, yazılan sahnelerden hiş hoşlanmadım. Sürekli onun ağzından Cihan’ın Alya aşkının övülmesi, düştüğü pozisyonun acınasılığının vurgulanması, hele hele Sadakat deccali tarafından çat diye vurulması! Karakter zaten kötü bi pozisyondaydı. Bu kadar zavallı bi hale düşürüp yollamaya gerek yoktu, belgeleri alıp yurtdışına yollamak gibi cillop bi seçenek varken öyle korkunç bi şekilde öldürülmesi (ne yapmış olursa olsun) baya rezaletti. Mecburiyetlerim vardı mecburiyetlerim vardı, Allah belasını versin senin mecubriyetlerinin.

Araya sokmadan edemicem, senaryo ekibi Şahin ve Nare’ye sahne yazmaya üşeniyor mu? Kavga ardından aynı replikle barışma sekansını biz niye ikinci kez izledik ya? Önceki bölümde “evlendiğimiz ilk gün”, bu bölümde de “bu odadaki ilk gün” Gerçekten pes. Hani çok da zor olmasa gerek bir şeyleri değiştirmek diye düşünüyorum.

Daha çoook şey var ama gelelim en büyük saçmalığa. Aga Boran’ı niye dirilttiniz? Biz sadece bi bölüm mü huzur bulacaktık? O kadar cefadan sonra iki gram sefayı neden çok gördünüz? Bu ne kadar saçççççççma sapan bi tercih böyle, hangi akla hizmet yani? Hangi talebin arzı? Niyeeeeeee? Her şeyin içine edildi kaba tabirle.

Neyse. Biraz da güzel yanlardan konuşup öyle kapatalım, pek işe yaracağını sanmıyorum ama sakinleştirici niyetine. Öncelikle Cihal’in heyecanlı, romantik, sevimli, arzulu halleri tabiki çok güzeldi. İki saniye önce öpüştükten sonra odaya girip yalandan aa tek yatak şoku da tatlıydı, gerisi zaten çok güzeldi. Gönül isterdi daha uzun olsun.. Hayır tekrarını görürüz dicem (Alya daha sık kaçalım dedi ya) ama göremeyiz malum, BORAN DİRİLDİĞİ İÇİN 😀

Yeni müzikler eklenmiş, güzel olmuş. İşe dair ufak tefek sahneler vardı, o da iyi. Bazı outfitler güzeldi, malum o da derdimiz.😅 Cihan’ın bunca zaman içinde tuttuğu şeyleri söylemeye cesaret edip yardırmasını da güzeldi, yüz saat fısıldadı mesela kdwjhkdjeahedkj. Tabi bundan sonra daha sıkı içinde tutmaya devam edebilir, malum sebeple.😒

Dizi bu bölüm normale göre daha töre töreydi fark ettiniz mi, o aşiret kokusu vardı yani kjhdlewkjlfk. Neyse şimdilik burada bitirelim. Buradan nasıl döneceğiz, nereye gidecek bu iş bilmiyorum. Biraz merak, biraz üzüntü ve bolca hayal kırıklığıyla bekliyorum. Görüşmek üzere.

ÖNCEKİ UZAK ŞEHİR YAZISI İÇİN TIKLA.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Korunan İçerik!