“Ya sistem senin yaşam tarzını belirler , ya da sisteme başkaldırış şeklin …”

Bu öneriyi yapmak için şöyle bir iki yıl kadar geç kalmış olabilirim evet ama ben de daha geçen ay keşfettim bu diziyi. İlk 4 bölümü izledikten sonra da bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Daha jenerikten kendini içine alan bir atmosfere sahip olan dizi Netflix’te iki sezon yayınlandıktan sonra aşırı masraflı olduğu için iptal edildi. Tabi izleyiciler durur mu? “Ne yapıyorsun sen Netflix?!? Bak üyeliğimi sildiririm ha!” tarzı tepkiler vererek Netflix’i özel bir final bölümüne izin vermek mecburiyetinde bıraktılar.  😀

Millet hüzün içinde 2018’de yayınlanacak olan final bölümünü bekliyordu kiiii geçtiğimiz günlerde xHamster isimli bir porno sitesi ekibe üçüncü sezonun yapımını üstlenme teklifinde bulundu. Toplumsal ön yargılarımız nedeniyle bu kulağa oldukça uçuk bir şey gibi gelebilir. Ancak yapımcının da dediği gibi “Beş yıl sonra şuan bunları tartışıyor olmamıza güleceğiz.” Ayrıca site dizinin hikayesini bozmasını da talep etmiyor, bitiş haberinin ardından bir şeyler yapmak istediğini dile getiren Alex Hawkins sitenin tüm gelirlerinin diziye aktarılmak istendiğini dile getirdi. Buradan dizinin onlar için epey önemli olduğunu anlıyoruz. Çıkar ilişkisi :))  Sense8 hayranları teklifin kabul edilmesi için dualar ededursun ben de dizinin konusuna geçeyim artık  🙂

Dizimiz dünyanın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin telepatik bağlarla birbirine bağlanmasını anlatıyor. Trans blogger ve akstivist bir hacker olan Nomi, Chicagolu bir polis memuru olan Will, eşcinsel bir dizi yıldızı Lito, bir süper yıldız olan Riley, Koreli başarılı iş kadını Sun, Hindu eczacı Kala, Alman kasa hırsızı Wolfgang ve Nairobili otobüs şoförü Capheus bu sekiz kişiyi oluşturuyor.  Bu sekiz kişiyi ilk bölümden itibaren birleştiren karakterse Daryl Hannah’ın canlandırdığı Angel. Bir ortak noktaları daha var ki hepsi de toplumun bize empoze etmeye çalıştığı yargılar yüzünden hayallerindeki hayatı yaşayamıyor ve maskelere sığınıyorlar.

Çoğunluk dizinin LGBT kısmına takılsa da ben dizinin vizyonunun bunun çok daha ötesinde olduğuna inanıyorum. Dizi evrensel mesajlar da veriyor. Karakterler telepati yönüyle duyusal olarak bağlanmış durumdalar. Biri acıktığında diğeri de acıkıyor, birinin canı yandığında ve yardıma ihtiyacı olduğunda diğerinin de canı yanıyor ve yardıma koşuyor. Yer ve zaman kavramlarıyla sınırlı değil bu yardım. Yardım etmeyi istemesi yetiyor yanında olabilmek için 🙂

Günümüz insanlarının ulaşması gereken seviye bu aslında. Yalnız 8 kişi arasında değil tüm insanlık arasında kurulmalı bu bağ. Misal şuan Arakan’da yüzlerce insan acı içindeyken bizler bir destek tweeti atıp iyi hissedemiyor olmalıyız. Onların acısı dinmeden içimize huzur denen şeyin zerresi bile girememeli. Bunu irademizle yapamıyorsak da dizide Jonas karakterinin yaptığı gibi bizleri mecbur bırakan biri olmalı. Tüm vücudumuz “O ölürse sen de ölürsün.” mesajını vermeli bize. Ve nefesimiz kesilmeli küçücük bir çocuğun verdiği son nefesle…

Özetlersek, Sense8 hayata bakış açınızı ve vizyonunuzu genişletebilecek olan bir yapım. Toplamda 23 bölüm ve bir bölüm ortalama 50 dakika. İzlediğinizde geçen zamanın size çok şey kattığını fark edeceksiniz. Hayata farklı bir pencereden bakmak, toplumun bilinçaltımıza empoze ettiği ön yargılardan kurtulmak için harika bir yöntem. Çünkü dizi bize empati yapmayı öğretiyor. O tü, o kaka demekten vazgeçmemiz ve hayatın bize sunacağı güzelliklerden daha fazla fedakarlık etmememiz gerektiğini anlatıyor. Bu sebepten bu yazıyı okuduktan sonra eğer müsaitseniz hemen şimdi, değilseniz de ilk fırsatta en azından birinci bölümü izlemenizi şart görüyorum. Dilerseniz dizi hakkındaki olumlu/olumsuz düşüncelerinizi Twitter hesabımdan bana ya da Ne İzledik ekibine iletebilirsiniz. İlk bölümün fragmanını yazının sonuna bırakıyorum 🙂

Yarın bayram. Erken kalkın ve güzel bakın hayata. Sevdiklerinize sarılın ve onları ne kadar çok sevdiğinizi fısıldayın. Bayram ziyaretlerinden sonra da diziye bakabilirsiniz. Hani diyorum 😉

Hayatın güzelliklerinden daha fazla kaçmamanız dileğimle. Sevgiyle kalın…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz