tds_thumb_td_300x0
“Menajerimi Ara” Dizisi 14. Bölüm Fotoğrafları

Star TV’nin sevilen dizisi Menajerimi Ara’nın 29 Kasım Pazar günü ekrana gelecek yeni bölümünden kareler paylaşıldı.

                Her pazar izleyicisiyle buluşan, başrollerinde önemli isimlerin yer aldığı Menajerimi Ara dizisinin ekrana gelecek yeni bölümünde, Dicle’nin kovulmasıyla beraber Beren’in Berlin Ajans’a geçmesi Ego Ajans’ta bütün dengeleri değiştirecek. Feris, Dicle’nin yokluğunda yeni asistanıyla işlerini halletmeye çalışırken, oyuncu Ozan Dolunay’ın yaşadığı kriz her şeyi daha da karmaşık hale getirecek. Dicle’nin tekrar ajansa dönmesi için çabalayan Emir ve Barış, hiç beklemedikleri engellerle karşılaşacak. Serkan, Ego’nun sürpriz bir oyuncusuna bir adım daha yaklaşırken, tehlikenin farkında olan Kıraç, Serkan’la yüzleşecek. Serkan’ın Dicle’yle ilgili büyük hamlesi ise merak konusudur.

[ngg src=”galleries” ids=”72″ display=”basic_thumbnail” thumbnail_crop=”0″]

Türk Oyuncular Bollywood Oyuncuları İle Film Yaparsa Nasıl Olur?

Biraz hayal kuralım mı? Yapılması  güç bir durum gibi görünüyor ama hayal kurmaktan zarar gelmez. Bilmiyoruz belki gerçekleşebilir de. Türkiye’de hem dizi hem de sinema sektöründe yer alan birçok yetenekli oyuncumuz var. Hindistan ise bir sinema ülkesi olduğu için özellikle Bollywood’da bir çok yetenekli oyuncular yer alıyor. Hayal gücümüzü genişletelim, “Bollywood ve Türkiye ortak yapım proje yapsa başrollerinde kimler olurdu?” yazımın ikinci versiyonu ile karşınızdayım. (Yazımın ilk versiyonu sitemizde mevcuttur) Gelin hep birlikte inceleyelim.

1. Cansu Dere & Ranbir Kapoor

Cansu Dere’yi hepimiz çok seviyoruz, hepimiz çok hayranız. Soğuk duruşunun ardında çok iyi bir oyuncu yatıyor. Sadakatsiz dizisinde gösterdiği performansla hayranlığımız daha da arttı. Ranbir Kapoor ise Bollywood’un en yetenekli oyuncularından birisi. İkisinin de dram oyunculuğunu beğendiğimiz için, güzel bir dram filminde karşılıklı döktürüreceklerinden şüphemiz yok.

2. Olgun Toker & Jacqueline Fernandez

Olgun Toker son zamanlarda Arıza dizisinde Burak Ersoylu karakteri ile gösterdiği performansla kalbimizi çalmayı başardı. Kötü rolü üzerine çok güzel şekilde giydi. Jacqueline Fernandez ise güzelliği ve çekiciliği ile Bollywood’da fırtınalar estiren bir oyuncu. Bu ikili aksiyon filminde bir araya gelse bizce muhteşem olurdu.

3. Burcu Biricik & Ranveer Singh

İkisi de çok yetenekli, ikisi de çok çılgın. Burcu Biricik’i dramda çok sevsek de onu komediye de yakıştırıyoruz. Ranveer Singh’in komedi oyunculuğu ise tartışılmaz. Bu ikili bize çok eğlenceli romantik komedi filmi verebilir.

4. Denizcan Aktaş & Tara Sutaria

Denizcan’ı Avlu’daki psikopat Alp karakteri ile tanıdık. Alp’i her ne kadar sevmesek de Denizcan’ı bir o kadar sevdik. Şimdi de Menajerimi Ara’da Barış karakteriyle kalbimizi çaldı. Tara Sutaria ise son zamanlarda Bollywood’un kazandığı en iyi isimlerden. Bu ikili içimizi ısıtan müzik temalı romantik bir filmde bir araya gelse muhteşem olurdu. Tara Sutaria’nın büyülü sesinden şarkılar da dinlerdik.

5. Ahsen Eroğlu & Siddhanth Chaturvedi

Ahsen’i daha önce birçok dizide izlesek de Menajerimi Ara’da Dicle rolüyle tam anlamıyla tanıdık. Sıcak tavrı ve güzel gülüşüyle de kalbimizde yer edindi. Siddhanth ise Bollywood’un kazandığı yeteneklerden birisi. Bu ikili romantik komedi filminde yer alsa güzel olurdu.

6. Burak Tozkoparan & Janhvi Kapoor

Burak Tozkoparan’ı Paramparça’da tanıdık ama son zamanlarda Menajerimi Ara’da Emir karakteriyle hepimiz çok sevdik. Janhvi Kapoor ise önce güzelliğiyle sonra da naif tarzıyla ilgimizi çekti. Bu iki genç oyuncu bir araya gelip bize çok iyi romantik komedi filmi verebilirler.

7. Bahar Şahin & Aditya Roy Kapur

Bahar Şahin’i O Hayat Benim dizisinden hatırlayanlarınız olacaktır. Hatırlamıyorsanız da Zalim İstanbul’da Ceren karakteriyle kesinlikle hatırlayacaksınız. Çünkü öyle bir performans gösterdi ki hepimizin hafızalarında yer edindi. Aditya ise sempatikliği ve iyi oyunculuğuyla kalbimizi çaldı. Bahar’ın dram oyunculuğuna doyamadığımız için ve Aditya’nın da dramda döktürdüğünü bildiğimiz için ikisinin sağlam bir dram filminde yer almasını isteriz.

8. Ozan Dolunay & Disha Patani

Ozan Dolunay havalı tarzıyla son zamanların en dikkat çeken genç oyuncularından. Disha Patani ise Bollywood’da yükselişte oluşan oyunculardan birisi ve ikisi de çok havalı. Birbirinden nefret eden fakat zaman geçtikçe birbirlerinden etkilenen iyi oyuncunun hikayesini bu ikiliden izlemek isteriz.

9. Damla Sönmez & Tiger

Shroff

Damla Sönmez Türk sinemasının en büyük değerlerinden bir tanesi ve çok yetenekli. Tiger Shroff ise yükselen performansıyla dikkat çeken isimlerden birisi. Bu ikiliyi aksiyon filminde birbiriyle yarışan iki rakip ajan olarak görmek isteriz.

10. Birkan Sokullu & Anushka Sharma

Birkan Sokullu, Masumlar Apartmanı’ndaki performansıyla kanımızı dondurdu ona bu rolü çok yakıştırdık. Anushka Sharma ise her rolün altından kalkabilen muhteşem bir oyuncu. Bu ikiliyi gerilim filminde görmek isteriz.

11. Hazal Subaşı & Sidharth Malhotra

Hazal Subaşı sektörümüzün kendini geliştiren oyuncularından bir tanesi. Sidharth Malhotra da Bollywood’un en sevilen oyuncularından birisi. Halka dizisine doyamadığımızdan dolayı bu ikiliyi aksiyonlu bir polisiye filminde görmek isteriz.

12. Barış Arduç & Katrina Kaif

Barış Arduç, Türkiye’nin en yakışıklı oyuncularından bir tanesi. Katrina Kaif ise Bollywood’un en güzel oyuncularından bir tanesi. Katrina’nın aksiyon tarzını daha çok sevdiğimiz için ve Barış’ın Çukur’daki Arık Böke rolüne doyamadığımız için bu ikiliyi aksiyon filminde görmek isteriz.

13. Aytaç Şaşmaz & Alia Bhatt

Aytaç, son zamanlarda yükseliş yaşayan yeteneklerden birisi. Alia Bhatt ise genç yaşına rağmen büyük başarılar elde etmiş bir oyuncu. İkisinin de dram oyunculuğuna çok güvendiğimiz için, bu ikiliyi sağlam bir aşk filminde görmek isteriz dramı da bol olsun.

14. Boran Kuzum & Shraddha Kapoor

Boran Kuzum hem tarzıyla hem de oyunculuğuyla ilgimizi çekmeyi başardı. Shraddha Kapoor ise Bollywood’da hem güzelliğiyle hem yeteneğiyle hem de sesiyle kalbimizde yer edindi. Bu ikiliyi dram filminde kesinlikle izlemek isteriz. Boran bateri çalıp, Shraddha ise güzel sesiyle şarkı da söyleyebilir tabii.

15. Metin Akdülger & Deepika Padukone

Metin Akdülger’i ne kadar övsek az. Hem yakışıklılığıyla hem de yeteneğiyle göz dolduran isimlerden. Deepika’yı ise anlatmaya gerek yok izlemek yeterli. Bu ikiliyi birbiriyle rakip iki holding sahibi olarak görmek isteriz.

16. Burak Dakak & Ananya Panday

Burak Dakak genç yaşına rağmen çok büyük performans sergileyen bir oyuncu. Çukur’daki Akın Koçovalı karakteri uzun yıllar geçse de unutulmayacak gibi görünüyor. Ananya ise yeni neslin en potansiyelli oyuncularından birisi. Bu iki genç oyuncu, okul temalı romantik komedi filminde bir araya gelse çok güzel olur.

17. Uraz Kaygılaroğlu & Kriti Sanon

Uraz’ı komedi rolleriyle tanısak da dram konusunda da yetenekli olduğunu kanıtladı. Kriti Sanon’un ise yeteneği tartışılmaz. Fakat ikisinin de komedi yönünü çok sevdiğimiz için güzel bir komedi filminde görmek isteriz.

18. Caner Cindoruk & Priyanka Chopra

Sadakatsiz Volkan’ı her ne kadar boğmak istesek de Caner Cindoruk’a büyük hayranız. Priyanka Chopra ise hem Hindistan’da hem de Amerika’da kendini çoktan kanıtlamış bir oyuncu. İkisinin dram performanslarına güvendiğimiz için bol ağlamalı bir dram filminde izlemek isteriz.

19. Ekin Koç & Tripti Dimri

Ekin’i anlatmaya kelimelerimiz yetmez kendisine Sana Bir Sır Vereceğim’den beri hayranız. Tripti ise ilk filminde gösterdiği performansla hepimizin ağzını açık bıraktı. Bu ikiliyi tarihi dram filminde izlemek isteriz.

20. Alperen Duymaz & Sara Ali Khan

Sara neşeli tavrıyla ve oyunculuk performansıyla bizi kendine hayran bıraktı. Alperen ise kısa sürede büyük yol katetti. Sara’nın komedi performansını daha çok sevdiğimiz için ve Alperen’in de komedi yönünü görmek istediğimiz için bu ikiliye romantik komedi yakışırdı.

21. Alina Boz & Varun Dhawan

Varun Dhawan, her ne kadar komedide çok iyi olsa da onun dram oyunculuğuna da hayranız. Alina ise her rolün altından kalkabilen bir oyuncu. Biz bu ikiliyi dramda izlemek isterdik.

22. Esra Bilgiç & Shahid Kapoor

Esra Bilgiç’in Ramo’daki doğal oyunculuğuna hayran kaldık. Dramı kadar komedisi de muhteşem. Shahid Kapoor’un ise yeteneği tartışılmaz. Biz bu ikiliyi komedisi bol aksiyon filminde görmek isteriz.

23. İpek Filiz Yazıcı & Rohit Saraf

İkisi de çok genç, ikisi de çok yetenekli. Aşk 101 Işık her ne kadar masum, aşka inanan iyi kalpli biri olsa da bu sefer İpek’i havalı, bad girl tarzında izlemek isteriz. Kendisine Rohit Saraf da eşlik ederse muhteşem olur. 

48. Uluslararası Emmy Ödülleri Sahiplerini Buldu

Bu yıl 48. kez düzenlenen Uluslararası Emmy Ödülleri’nin, sahipleri belli oldu. Emmy ödüllü Haluk Bilginer, 2020 Uluslararası Emmy Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan ismi açıkladı.

            Heyecanla beklenen ödül töreni, Richard King’in üstlendiği sunumuyla, dünyayı etkisi altına almış olan COVID-19 salgını nedeniyle uzaktan bağlantı ile gerçekleşti.  Usta aktör Haluk Bilginer, kazananların açıklandığı törene İstanbul Üsküdar’daki Kız Kulesi’nin önünden yapılan bağlantıyla katıldı.

Puhutv’de yayınlanan Şahsiyet dizisindeki Agah Beyoğlu karakteri ile 2019 yılında “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünün sahibi olan Haluk Bilginer, 2020 Uluslararası Emmy Ödülleri’nde aynı ödülü kazanan ismi açıkladı. Bu yıl, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü “Responsible Child” filmindeki performansıyla 13 yaşındaki oyuncu Billy Barratt kazandı. Ödülün sahibi, bu zamana kadar aynı kategoride ödül alan en genç isim oldu.

İşte 48. Uluslararası Emmy Ödülleri’nin kazananları:

  • En İyi Kadın Oyuncu / Glenda Jackson – Elizabeth is Missing (İngiltere)
  • En İyi Erkek Oyuncu / Billy Barratt – Responsible Child (İngiltere)
  • En İyi Drama Dizisi / Delhi Crime (Hindistan)
  • En İyi Komedi Dizisi / Nobody’s Looking (Brezilya)
  • En İyi Pembe Dizi / Orfaos da Terra (Brezilya)
  • En İyi TV Filmi – Mini Dizi / Responsible Child (İngiltere)
  • En İyi Kısa Form Dizi / #martyisdead (Çekya)
  • En İyi Belgesel / For Sama (İngiltere)
Sıra Dışı Bir İnternet (YouTube) Dizisi | HİLE

Yıllarını sinema sektörüne adamış, bir elinde bin marifet olan ve sevenlerinin filmler ve filimler olarak tanıdığı Taha Ulukaya (Fox) ve ekibinin kendi imkanlarıyla yarattığı harika bir internet dizisi… Az sonra bahsedeceğim bu bilim kurgu türündeki internet dizisi düşük bütçelerle, sevenlerinin destek olmak için attığı miktarlarla çekildi. Şunu da eklemeliyim ki ; uğruna milyarlar harcanılan çoğu ”dizzy” den kat be kat daha kaliteli ve uğraşılmış bir dizi kesinlikle.  

Ben Filimler ve Filmler kanalını geçtiğimiz sene bu aylarda keşfetmiştim. Kanalın sahibini (Taha Ulukaya) kanalında yaptığı eleştirel film parodilerden tanımıştım. Kanal ve içerikler bende bir hayli merak duygusu yarattığından ötürü kanalı boydan boya bir güzel inceledim. Gerçekten çok güzel işler yapmış Taha Ulukaya. Belki kendisini öyle diğer fenomenler gibi 10 milyon kişi tanımıyor ama bence tanıyan kaliteli insanlar ona yetiyordur.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hile dizisi toplam 3 sezon süren, her bir bölümü en fazla 40 dakika olan bir dizi. Bölümleri kesinlikle insanın ekran başında baygınlık geçirmesini sağlamıyor, hatta yer yer gözlerin fal taşı gibi açılıp hayranlıkla ekrana kilitlenmesini bile sağlıyor. Ayrıca bu dizinin ilk sezonu 20.000 tl bütçeyle, 115 farklı mekanda ve 4 farklı şehirde çekildi. Üstelik LostPrison Break, The Walking Dead gibi ünlü dizilerin yönetmen ve senaristlerinin jüri üyeleri olduğu Berlin Webfest, Miami Web Series ve Seoul Web Festivalinde finalist oldu. Bununla da sınırlı kalmayıp 2. sezonda Hollywood’a bile gittiler.  

Peki şimdi tanıtım faslı bittiyse gelin de biraz dizinin karakterlerini ve kurgusunu konuşalım.  

Dizinin baş rolü filmin senaristi ve yapımcısı olan Taha Ulukaya’nın hayat verdiği Felix Weber isimli bir karakter. Bunun yanında Felix’in hayat ortağı, en yakın dostu ve aynı zamanda ev arkadaşı olan Asya (Cem Asan) da var. Felix Weber anti virüs departmanında çalışan bir yazılımcı. Bir gün R.W games (Real World Games) isimli bir oyun şirketinden kargo aracılığı ile kapısına bırakılan bir kutu evine gelir. Felix kutuyu açtığında hayatının şokunu yaşıyor. Oyun şirketi kendi ürettikleri oyunu toplam 22 yazılımcıya gönderiyor ve bunlardan birisi de FelixFelix’in eline geçen bu yabancı oyun henüz piyasaya sürülmemiş bir oyundur. Felix oyun kutusunu açtığında kendisine özel yazılmış bir mektupla karşı karşıya gelir. Şirketin kendisinden istediği şey de mektupta yazıyordur. Şirket kendisinden oyunun bazı eksiklerini kendi engin bilgileri doğrultusunda kapatmasını istiyordur. Artı ek olarak oyunda çeşitli hayat hilelerini kodlar aracılığıyla aktive eden tek yazılımcı da Felix oluyor. 

Ayrıca bu oyun sıradan bir oyun değildir. Real World, yani adından da anlaşılacağı üzere Gerçek Dünya ile bağlantılıdır. Oyuna giriş yapıldığı anda oyundaki karakter ne yapıyorsa, kişi gerçek hayatta da onu yapmış oluyor. Felix bunları öğrendikten sonra ona oyunda bir görev veriliyor. Görev ise ünlü bir oyuncuyu vurma görevi. Felix tabii oyundaki eylemlerinin gerçek hayata sızacağından bir haber. Kendisine verilen görevi başarıyla yapan Felix bir süre sonra radyoda şarkı dinlerken ünlü oyuncunun öldürüldüğü haberini duyduğu anda korkuyla karışık büyük bir şok daha yaşıyor ev arkadaşı olan Asya’ya haber verip bulundukları yerden kaçmak üzere eşyalarını toplamaya başlıyorlar.  

Aynı zamanda Felix bu oyuna girdiği andan itibaren para hilesi yaparak hesabına yüklü bir para girmesini de sağlıyor. Elbette bu para vahiy olarak gökten inmiyor. Milyonlarca insanın banka hesabından bir miktar para toplu olarak kendisinin hesabına sızdırılarak elde ediliyor. Doğal olarak bu durum da Felix’i şehrin polisleri ve istihbarat ekipleri tarafından takibe düşürüyor.  

 

 

 

 

 

 

 

 

Felix ve ev arkadaşı Asya, bulundukları yerden tıpkı kendisi gibi yazılımcı olan Tuana Meriç (Neslihan Ulusoy) ile birlikte bir dağ evine kaçtıktan sonra asıl macera başlıyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde Felix ve ekibinin peşine düşenler yalnızca devlet olmamak üzere oyunun yaratıcılarından Davıd (Taner Şahin) ve Admond (Harun Can) radarlarına girmeyi de başarıyorlar.  

İlerleyen kısımlarda ise Felix, arkadaşı Asya’nın ölümünden sonra (mecburi spoi) bir dağlık alanda tek başına bilgisayarda çalışmalar yaptığı dönemlerde kendisine yarattığı ve bilindiği üzere tarihteki ilk kadın olan ”Lilith” isimli bir bot ile çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Yani Felix Weber’in hayatı çalışmakla geçiyor da diyebiliriz. 

Ayrıca dizinin kadrosunda çok kıymetli ve sektörün içinden olan oyuncularımız da mevcut.  

Bence bir internet, hele ki YouTube platformunda yayınlanan bir internet dizisine göre fazlasıyla kaliteli bir iş. Oyunculuklar, efektler, mekanlar, senaryo… Her detayıyla kalite kokuyor dizi.  

Eğer ki aranızda bilim kurgu seven varsa muhakkak göz atmalı derim. 3 Sezonu da bence tek oturuşta bitirirsiniz diye düşünmekteyim. Çünkü ben öyle yaptım. Ara vermek istesem de kalkamadığım zamanlar bile oldu.  

Bilim kurgu severlerin yanında oyun oynamayı veyahut bilgisayar oyunları ile ilgili eylemleri sevenler varsa da göz atabilir. Her kesime hitap eden bir dizi.  

Ayrıca dizinin 3. Sezonunda, yani Felix yer çekimini alt üst ettikten ve küçük bir kıyamet yarattıktan sonra her şeyi düzeltmek isteyerek geçmiş zamana gittiği kısımlarda Wtcnn (Ferit Karakaya), Kendine Müzisyen (Kemal Can Parlak) ve Pinti Panda (Tuna Akşen) gibi YouTube’un sevilerek izlenilen oyun kanalı yöneticilerini de görebilirsiniz.  

Diziyi çok ayrıntı vermemeye gayret göstererek merak uyandıracak şekilde özetlemeye çalıştım, umarım başarabilmişimdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Taha Ulukaya’yı ve yaptığı işleri çok seviyorum. Bu dizisi ise benim için çok özeldir. Çok beğenerek, hayranlıkla izlediğim kaliteli bir yapımdır. Siz de görün ve izleyin, bu adamı ve yaptıkları işleri tanıyın isterim. Umarım amacıma ulaşırım.  

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın, diziye göz atmayı unutmayın. YouTube arama motoruna (Hile dizisi) yazmanız bile diziye ulaşmanıza yeterli olacaktır. Ayrıca aranızda bilmeyen varsa Filmler ve Filimler kanalını da keşfetmenizi öneririm.  

Bir Başkadır: 1. Sezon Bölüm Yorumları (3-4-5)

Yazacağım bu üç bölümde, aslında hiç de tahmin etmeyeceğim şeyler oldu. Bunlardan birisi, Hayrunnisa’nın annesinin ölümü, ikincisi Gülbin’in kardeşini Öner Erkan’ın canlandırıyor olması. Ki günlerdir sosyal medyayı meşgul eden bir dizi için bu spoilerları yememiş olmam benim açımdan çok önemliydi.

Bu üç bölümde olay anlamında pek bir ilerleme olmadı aslında. Gülbin’in hikayesine daha derin daldık. Olayları biraz da onun açısından gördük. Kardeşinin hikayesini tam olarak bilemesek de ablasıyla arasının neden bozuk olduğu ile ilgili fikirler, kafamızda canlandı. Bu arada Öner Erkan sürprizi çok hoşuma gitti. Aşırı iyi oynamış. Umarım kendisini son üç bölümde de görürüz.

Yasin ile Hayrunnisa’nın istemsizce karşılaşmalarına anlam verememeye başladım artık. İkinci bölümü izlerken, nasıl olacağı ile ilgili tahminlerim vardı. Altıncı bölüme kadar hikaye ilerler sanıyordum. Fakat dizide olaydan çok karakterlerin duygusal gelişimleri hedeflendiği için, bu sezon sonunda bile sonuca varamayacağımızdan şüphelenmeye başladım. Sanırım işler biraz hızlı ilerlesin istiyorum. Karakterler kendini daha hızlı belli etsin. Olay olgulu dizilere daha sıcağım anlayacağınız. Tamam, elbette çekim tarzı, hikayesi, oyuncuları bu dizinin iyi sayılması için yeterli bir sebep. Fakat bir sezon sekiz bölümden oluşuyorsa, ben diziyi izlemeyi bitirdikten sonra, yeterli doyuma ulaşmış olmayı isterim. Bu da biraz, hikayenin akmasıyla oluyor tabi.

Yasin, kızın hocanın kızı olduğunu anladı. Zaten bilmemesi de bana biraz saçma geldi. İlgilenmemiş veya görmemiş olabilir. Fakat her şeylerini hocayla paylaşan bir aile olarak, senelerce nasıl bir kere bile görmedi, şaşırıyorum.

Meryem de sorgulayıp duruyor tabi. Kendisine sorulsa ‘Mevzu yok abla sen de hemen mevzu yaptın’ derdi. ‘24 geçiyor mu buradan?’

Her şey bir kenara… Bu ailede  kesin olan bir şey var. İletişimsizlik. Kimse, bir diğerinin lafını dinlemiyor, sorusuna cevap vermiyor, kekeliyor ya da susuyor. Ruhiye de, Meryem de, Yasin de… Hepsi işine geldiği gibi davranıyor. Halbuki, ekmek almaya gelirken köpeğin bir kızı ısırdığını ve yardım ettiğini anlatmıştı Meryem’e. O kız hocanın kızı çıktı diyecekti sadece. Yalan dese, yalan değil. Şüphelendirmemek için diyor olsa, böyle daha da şüphelenecek.

Aralarında bir şeyler olacak, kızdan hoşlandı diye soruya kaçamak cevap verdi desem, kaç defa gördü ki? Ruhiye’nin rüyasından sonra olayın gelişmesi de pek hayra alamet değildi. Bakalım…

Peri ile Melisa’nın arkadaşlığı da bir yere varıyor gibi gözükmüyor. Melisa çat çat çat her şeyi söyledi. Melisacığım bende sana bir şeyler söylemek istiyorum. O işler senin anlattığın gibi olmuyor. İkram ve hediyeler elbette çok hoş fakat insanlarla aranda duygusal bir bağ oluşmasını sağlıyor ve emin ol bu iki tarafında hayrına değil. Birine gösterdiğin ayrıcalıklı davranış bir diğeri tarafından görülüp duyulabilir. Her şekilde etik ihlali, anlayacağın. (Televizyona doğru konuşuyorumdur)

Tabi Melisa, Peri’ye kötü niyetli olarak yüklenmedi. Fakat Peri, Melisa’nın canını resmen acıtmak istedi. Eleştiriyi mi kaldıramadı bilmiyorum. Yeterli açıklamayı yapamadı ve atağa geçmek istedi.

Meryem sayesinde dizinin ismini hatta Melisa’nın Sinan’ın evine gittiğini öğrenince, aklı orada kaldı. Benimde aklım kaldı ne yalan söyleyeyim. Melisa ve Peri görüşsün istiyorum en yakın zamanda.

Bu arada Peri’nin ailesini de görmüş olduk. Peri’nin babasının sosyal medyadan atılan bir mesajı sesli bir  şekilde okuduğu sahne çok iyiydi. Tek bir sahnede, en başarılı şekilde, bize aileyi tanıttılar.

Ve beşinci bölümde, o meşhur araba sahnesini izleme fırsatını yakaladım. Ruhiye’nin krizi sonrası Meryem’in eğlendirme çabası beni hem güldürdü hem de üzdü. Sorun ne kadar Ruhiye ve Yasin’in arasında gözükse de, aslında bu ilişkide Meryem de oldukça yoruluyor. Travma yaşayan birinin yanında olmak da, travma yaşamak kadar yorgunluk verici bir şeydir. Belki Meryem o an ağlamak istedi, belki o da bağırmak yeter artık demek istedi fakat diyemedi. İçindeki duyguları bastırmaya o kadar alışmış ki!

Son üç bölümün yorumu da bir arada olacak. Bakalım, sezon finalinde bizleri neler bekliyor? Takipte kalın!

error: Korunan İçerik!